Firari şüpheli Umut Altaş’ın ağabeyi Silar Altaş, savcılığa verdiği detaylı ifadede, yıllar öncesine ait, çözülememiş bir cinayet iddiayı yeniden gün yüzüne çıkardı. İfade, Gülistan Doku ile bağlantı ihtimalini de beraberinde getirerek, soruşturmanın karmaşıklığını artırmaktadır. Altaş, olayın detaylarını aktarırken, olayla ilgili önemli isimlerin ve olası bağlantıların ortaya çıkmasına neden olmuştur.
Altaş, kardeşinin 5-6 yıl önceki bir olayla ilgili anılarını aktarırken, bir kızın hamile kalması ve ardından yaşananları anlatmaya başladı. İlkay adında bir çevirmen aracılığıyla edinilen bilgilere göre, Türkay adında bir kişi, hamileliği olan kıza kurşunlar yağmuruna tuttu. Bu iddia, Alttaş tarafından birkaç kez tekrarlandığını ve silahın tabanca olduğunu belirtti. Ayrıca, Türkay’ın silahını araç içinde taşıdığı ve çevresine gösterdiği bilgisini de ekledi. Altaş, olayla ilgili çalıntı araçların sık kullanıldığını ve bu durumun güvenliği daha da tehlikeye attığını vurguladı.
Altaş’ın ifadelerindeki en şok edici detay, Gülistan Doku ile bağlantı ihtimalinin ortaya atılmasıydı. “Bu kızın Gülistan olma ihtimali yüzde yüz” diyerek, kardeşinin olaydan haberdar olduğunu ancak korktuğu için konuşmadığını savundu. Altaş, Umut’un olaydan korktuğunu ve “Birini öldüren biri bana da zarar verebilir” diyerek konuyu kapatmaya çalıştığını ekledi. Ayrıca, olay sırasında Umut’un babasının vali olduğunu ve bu durumun Türkay’ın korkusunu artırdığını da aktardı. Umut’un, Türkay’ın İstanbul’daki evine giderek yaşananları sorgulamaya çalıştığını, ancak korku nedeniyle konuyu kapatmak zorunda kaldığını ifade etti.
Umut’un anlattığına göre, olay sırasında Zeynal’ın üzerine kalacağı bir tartışma yaşanmıştı, ancak olay daha sonra farklı bir yöne kaydırılmıştı. Altaş, olayın, bu kadar şeyi saklayabilecek birinin işi olduğundan şüpheleniyordu. Umut’a, Türkay’ın kızın hamile kalması ve kürtaj istemesiyle başlayan tartışmaları sormuş, Türkay’ın “Ben bir kızı vurdum, hamile kaldı, aldırmak istemedi. Tartıştık” ifadesini kullandığını belirtmiş. Umut’un da bu duruma tepki göstererek, aralarında kısa bir tartışma yaşandığını, ancak korku nedeniyle konuyu kapatmaya çalıştığını ifade etti. Olayın ardından, Umut’un babası, vali olarak görev yaparken, savcılık ve adalet bakanlığı devreye girerek, korkuları yenmeye çalışmıştı. Altaş, olayın birçok kişi tarafından örtülmeye çalışıldığını ve bunun büyük bir olay olduğunu vurgulayarak, artık korkmadıklarını dile getirdi. Ailenin, aylardır süren büyük acısıyla başa çıkmaya çalıştığını ve olayın artık sadece onların değil, çok daha geniş bir kitleye yayıldığını ifade etti. ‘Sütlü Bey’ adında, vali koruması olduğu için tanınan bir ismin de bu olaya karışmış olabileceğini düşündüğünü ekledi.