Tunceli'nin derinlerinde yaşanan ve uzun süredir devam eden Gülistan Doku davası, acı bir yeni gelişmeyle daha da karmaşık hale geldi. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu, Mustafa Türkay Sonel, adli makamlar tarafından “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklandı. Bu tutuklama, soruşturma kapsamında tutuklu sayısını on kişiye yükselterek, davadaki olayın nasıl şekillendiği ve ardında yatan motivasyonlar hakkında ciddi soruları beraberinde getiriyor.
Soruşturmanın merkez üssü olan Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki işlemler sonrasında, Mustafa Türkay Sonel, nöbetçi sulh ceza hakimliğince yargılanarak hüküm giydi. Bu gelişme, Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili uzun süren ve karmaşık bir soruşturmanın sadece bir parçası olarak değerlendiriliyor. Soruşturma ekibi, Doku’nun kaybolmasına, SIM kartındaki verilerin silinmesine ve ardından gelen diğer olaylara dair ipuçlarını takip etmeye devam ediyor.
Soruşturma, sadece tutuklanan isimlerle sınırlı kalmıyor. Doku’nun kaybolmasından kısa bir süre önce Tunceli Devlet Hastanesine yaptığı girişin kayıtlarının silinmesi, davada büyük bir şaşkınlık yaratmış ve soruşturmanın odağına oturmuş durumda. Bilirkişi raporları ve teknik incelemeler, bu kayıtların ancak yetkin yazılım bilgisine sahip kişilerin yoğun emek ve sistem müdahalesiyle silinebileceğini ortaya koyuyor. Bu durum, hastane personelinin olayla ilgili nasıl bir rol oynadığını sorgulamaya yol açıyor.
Olayın karmaşıklığına dikkat çeken önemli bir detay ise, Gülistan Doku’nun gebelik tetkikleriyle ilgili bazı verilerin, soruşturma kapsamında detaylı incelemeye alınması. Bu durum, davadaki motivasyonların sadece bir kişi üzerindeki olaydan ibaret olmadığını, daha geniş bir şebekenin parçası olabileceğini düşündürüyor. İçişleri Bakanlığı’nın açığa alınan eski valiye idari soruşturma başlatması ve Sağlık Bakanlığı’nın hastane kayıtlarının silinmesine ilişkin soruşturması, davadaki olayın tüm yönlerinin araştırılmasının önünü açarken, adalet arayışının Tunceli’nin karanlık sularında daha da derinleşmesine neden oluyor. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, soruşturmanın “maddi gerçeği ortaya çıkarabilmek amacıyla etkin ve titizlikle yürütüldüğü” vurgulanmış, ancak davadaki karmaşıklık ve şüpheli noktalar, adaletin yerini bulma sürecini uzatıyor.”}