Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile gerçekleştirdiği kritik görüşmede, İsrail'in Batı Şeria ve Kudüs üzerindeki politikalarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve Filistin devletinin varlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini sert bir dille ifade etti. Erdoğan, İsrail hükümetinin ‘hukuk dışı tasarruflarının’ göz ardı edilemeyeceğini ve bu durumun, uluslararası toplumun sorumluluğunun altını çizdi. Özellikle, Doğu Kudüs’ün Filistin devletinin başkenti olması yönündeki kararlılığını bir kez daha vurguladı.
Konuşmasında, Filistin davasının sadece İslam dünyası için değil, tüm insanlık için ortak bir sorumluluk olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze Şeridi'ndeki yeniden inşa ve güvenliğin sağlanması için acil adımlar atılması gerektiğini savundu. 1967 sınırları çerçevesinde, bağımsız ve coğrafi bütünlüğe sahip Filistin devletinin kurulması için kararlılıkla mücadele edeceklerini, bu süreçte uluslararası arenada güçlü bir şekilde destek aramaya devam edeceklerini açıkladı. Bu durum, bölgedeki istikrarı ve güvenliği açısından kritik bir öneme sahip.
Erdoğan, İsrail'in Gazze'ye yönelik uyguladığı ablukanın ve sıkıyönetim düzenlemelerinin, bölgedeki insani krizi daha da derinleştirdiğini ve bu durumun derhal sona erdirilmesi gerektiğini vurguladı. Filistin halkının özgürlüğüne ve kendi kaderini tayin hakkına saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca, uluslararası toplumun, Filistin devletinin varlığını meşru kılmak için daha proaktif bir rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
Son olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Filistin davasını savunma konusundaki kararlılığını bir kez daha teyit ederek, bu davada Filistin halkının yanında yer alacaklarını ve onların haklarını korumak için gerekli tüm destekleri sağlayacaklarını ilan etti. Bu söylem, Türkiye'nin Filistin meselesine olan bağlılığını ve uluslararası arenadaki duruşunu güçlendirmeyi amaçlıyor.