CHP’nin iç dinamikleri, son dönemde beklenmedik bir istikrar kaybıyla karşı karşıya. Milletvekili ve belediye başkanları düzeyinde yaşanan yoğun ayrılıklardan sonra, partinin içinde kıvılan ilişkiler, ‘yığma üye’ tartışmalarını da beraberinde getirdi. Yeni Partinin kurulmasıyla birlikte ortaya çıkan istifaların, sadece CHP’nin içindeki bir sorun olmaktan öte, daha geniş bir siyasi arenada yankı uyandırması, dikkatleri bu konuya çekiyor.
İstifaların sayısı konusunda iki taraf arasında keskin bir ayrım söz konusu: Yeni Parti, yaklaşık 700 bin kişinin CHP’den ayrıldığını iddia ederken, CHP yönetimi ise bu rakamın çok daha düşük olduğunu ve istifaların durma noktasına geldiğini savunuyor. Bu durum, partinin geleceği ve siyasi stratejisi hakkında önemli soruları beraberinde getiriyor. İncelemelerin devam ettiği süreçte, istifaların temelinde yatan nedenler ve bu nedenlerin partiye olan etkileri, CHP için kritik bir öneme sahip.
CHP yönetimi, yapılan araştırmalar sonucunda, son istifaların büyük bir bölümünün Özgür Özel’in genel başkanlığı döneminde partiye katılan ‘yığma üye’ kategorisindeki isimlerden kaynaklandığını tespit etti. Özel’in döneminde yaklaşık 450 bin yeni üye CHP’ye katılmıştı. Bu durum, partinin örgütlenme stratejisi ve üye edinme yöntemleri hakkında ciddi eleştirilere yol açarken, aynı zamanda istifaların ardındaki motivasyonları da anlamaya yönelik bir çaba içeriyor.
Özgür Özel’in genel başkanlığı döneminde gerçekleştirdiği tasfiye operasyonu, 2024-2026 yılları arasında 2 bin 500’e yakın partiliyi ihraç etmeyi ve yerel örgütlere yeni isimleri yerleştirerek partinin kadrosunu yeniden şekillendirmeyi amaçlamıştı. Ancak, bu süreçte özellikle bazı yerel siyasilerin partiye sonradan kattığı ‘yığma üyeler’in istifa etmesi, partinin içindeki dengeleri sarsmış ve ‘yığma üye’ iddialarını güçlendirmişti. Bu durum, hem CHP’nin siyasi stratejisi hem de üye kitlesiyle ilişkileri konusunda önemli bir sorgulama başlatmasına neden oluyor.”}