Şanlıurfa’nın merkez Karaköprü ilçesinde yaşanan sarsıntı, Türkiye’nin deprem riski haritasındaki hassas bir noktayı bir kez daha gündeme getirdi. Prof. Dr. Naci Görür’ün bu felakete ilişkin yaptığı değerlendirmeler, bölgedeki jeolojik gerilimin artışını ve enerji birikim potansiyelini vurgulayarak, uzmanların dikkatli yaklaşımını pekiştirdi. Görür, sarsıntının 2023’te yaşanan büyük depremlerle ve Doğu Anadolu Fayı’ndaki (DAF) kırılma aktiviteleriyle doğrudan ilişkili olduğunu belirterek, bölgenin uzun vadeli risklerinin arttığını gösterdi.
Uzman, özellikle Güneydoğu bindirme kuşağının ve Arap Levhası’nın (Levha Kenarı) bu süreçte önemli bir rol oynadığını vurguladı. Bu levhaların birbirine sürtünmesi ve enerji biriktirme potansiyeli, bölgede daha şiddetli sarsıntılara zemin hazırlayabilir. Ayrıca, Şanlıurfa’nın DAF’a ve Bozova fayına yakınlığı, bölgenin deprem riski açısından kritik bir unsur olarak öne çıkıyor. Görür, bu faktörlerin bir araya gelmesiyle bölgede uzun süredir beklenen bir depremin gerçekleştiğini savundu.
Görür’ün sosyal medya paylaşımlarında yer alan ‘enerji biriktirme’ ifadesi, jeologlar arasında yaygın olarak kullanılan bir terimdir ve levhaların birbirine sürtünmesi sırasında biriken enerjinin, daha sonra sarsıntı şeklinde dışarı vurulabileceği fikrini ifade eder. Bu durum, bölgedeki deprem riskinin daha da artabileceği endişesini güçlendiriyor. Bölgeye yakın fay hatlarının aktivitesinin artması, gelecekte benzer veya daha büyük sarsıntılar için uyarı niteliği taşıyor.