Türkiye'nin tarım potansiyeli ve gıda güvenliği hevesleri, son araştırmalarla sarsılıyor. The Guardian gazetesinin detaylı incelemesi, İngiltere'nin plastik atık ihracatının, özellikle Adana bölgesindeki geri dönüşüm tesislerinde beklenmedik bir kirliliğe neden olduğunu ortaya koydu. Bu durum, çevre kirliliği ve küresel adalet algısı üzerine önemli soruları beraberinde getiriyor.
Adana'daki tesislere gönderilen İngiliz plastik atıklarının işlendiği bölgelerde mikroplastik yoğunluğunun 10 kat fazla olması, mevcut tarım arazilerine ve su kaynaklarına ciddi bir tehdit oluşturuyor. Yağışlar sonrası bu mikroplastikler tarım arazilerine taşınarak, özellikle Çukurova Ovası gibi kritik bir tarım merkezinin sulama sistemlerine karışma riski artırıyor. Bu durum, gıda güvenliğinin sağlanması için uzun vadeli bir sorun teşkil ediyor.
İhracat yapan şirketlerin faaliyetleri, ‘atık sömürgeciliği’ olarak adlandırılan tartışmaları yeniden gündeme getiriyor. İngiltere'nin 2025 yılına kadar 675 bin ton plastik atık ihracat yapması ve bu miktar içerisinde 139 bin tonunu Türkiye'ye göndermesi, gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere yönelik atık ihracatının adil olup olmadığını sorgulatıyor. Bu durum, hem çevresel hem de sosyal adaletin sağlanması açısından önemli bir tartışma konusu oluşturuyor.
Çevresel Soruşturma Ajansı (EIA) verilerine göre, 2021-2024 yılları arasında İngiltere'den Türkiye'ye yaklaşık 52 bin ton plastik atık gönderilmiş. Bu atıkların büyük bir kısmı, Adana'daki sekiz geri dönüşüm tesisine ulaştı. Bu durum, sivil toplum kuruluşları ve çevre aktivistleri tarafından, atıkların uygun şekilde geri dönüştürülüp dönüştürülmediği konusunda daha fazla denetimin yapılması gerektiği yönünde çağrılarla destekleniyor. Ayrıca, bu durumun Türkiye'nin doğal kaynakları üzerindeki olumsuz etkileri hakkında da dikkatli olunması gerektiği vurgulanıyor.