Adana’nın kozan ilçesinde, emekli vatandaşların yaşamları, artan enflasyon ve yaşam maliyetleri karşısında bir çaresizlik halini yaşıyor. Yaşlılık maaşına bağımlı hale gelen bu kesim, geçim derdiyle boğuşurken, temel ihtiyaçlarını karşılamakta büyük zorluklar çekiyor. Bir emekli, kendi haline bakamıyor ve yaşamının her alanında yardıma muhtaç durumda. ‘İdare etmeye çalışıyoruz. Geçinemiyoruz, en düşük emekli maaşı alıyorum. Üç kuruş ondan kesiyorum beş kuruş bundan kesiyorum İdare etmeye çalışıyoruz. Canım istediği her şey alamıyorum. Her şey canın ister canım istemez mi? İnsanın egosu her şeyi ister, alamıyorum. Eskiden iyiydi cebimizde para kalıyordu markete gidiyorduk torbaları dolduruyorduk Bir de para kalıyor cebimizde şimdi yok.’ diyerek, hayatın acı gerçeklerini göz gözle görüyor.

Sırtları bükülmüş yüzlerle sokaklarda dolaşan bu emekliler, temel gıda maddelerine ulaşmakta bile zorlanıyor. Bir başka emekli, ‘Maaşımız yetersiz geliyor. Gideceğimiz yere gidemiyoruz. Gıdalı bir şey alamam anca yemeklik ile ekmek. Çarşıdan yiyoruz. Günlük 6 -7 tane ekmek alıyorum o da 300 lira yapıyor. Aldığım para ay başına eğer zorlamazsam yetmez. Gezme, tozma yok, arabam bile yok bir bisikletim vardı onunla da kaza yaptım ona da binemiyorum’ şeklinde yaşadığı sıkıntıları anlatıyor. Bu durum, emeklilerin sosyal hayatını tamamen sekteye uğratırken, hayata tutunmalarını da zorlaştırıyor.

Yaşlılık maaşı alan bir vatandaş, ‘65’lik maaşı alıyorum, yetiştirebildiğim kadarını yetiştiriyorum, başka ne yapalım ki. Gezmek tozmak onları bizden geç, onlar biz yapamıyoruz böyle ayakta gezersek bize ne mutlu’ diyerek, hayatın basit zevklerine bile ulaşamadığını vurguluyor. Bu durum, emeklilerin hayata dair umutlarını da bir nebze azaltıyor. Bir başka emekli ise, ‘Geçinemiyorum, zor. Tek yaşıyorum oturduğum yer de kira. Canım istediği şeyleri mümkün değil alamam, sınırlı’ şeklinde yaşadığı ekonomik sıkıntıları dile getiriyor.

Emekli bir vatandaş, ‘Emekliyim, maalesef maaşım yetmiyor. En az şartlarda maaşımızın 40 bin lira olması lazım. Ucundan, boyundan, eninden, çeke çeke, uzata uzata yetiriyoruz, başka yapacak bir şey var mı? Tatil gezme o ne ya? Haberim bile yok öyle bir şeyden. Gitsem gitsem buradan eve giderim’ şeklinde yaşadığı çaresizliği göz gözle sergiliyor. Bu sözler, emeklilerin yaşam koşullarının ne kadar zor olduğunu ve geleceğe dair umutlarını nasıl yok sattığını açıkça ortaya koyuyor. Kozan’da yaşayan bu emeklilerin hikayesi, Türkiye’deki birçok emekli vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıların sadece bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.