Türkiye’nin güvenlik ve istikrar hedefleri, son dönemde Kandil bölgesindeki terör örgütünün tavırları ve ‘Terörsüz Türkiye’ adıyla yürüttüğü çalışmalarla yeniden şekilleniyor. Irak’ın kuzeyinde bulunan terör hücrelerinin yoğunluğu, örgütün hala varlığını sürdürdüğünü gösterirken, şehit olmuş ve yaralanmış kahramanlarımızın mirası, bu mücadelede daha da güçlü bir temel oluşturuyor. Mevcut tartışmalar, terörle mücadelede stratejik bir dönüşümün gerekliliğini ve bu dönüşümün nasıl şekillendirilmesi gerektiğini sorgulamaya açıyor.
Emekli Korgeneral Altay Tokat, yıllarca Irak’ın kuzeyinde terörle mücadele görevlerinde bulunmuş, ‘Çekiç Harekatı’ gibi kritik operasyonları yönetmiş ve bu uğurda şehit olanlara canlarını vermiş kahramanlarımızın komutanlığını yapmış bir isim olarak, mevcut durumu derinden üzüntüyle değerlendiriyor. Şehit ve gazilerimizden utanma duygusu, örgütün zafer kazanmış psikolojisini ve Türkiye’nin terörle mücadeledeki stratejilerini sorgulamaya teşvik ediyor. ‘Terörsüz Türkiye’ projesi gibi girişimlerin, terör örgütüyle uzlaşmanın kapısını aralamaması gerektiği vurgulanıyor. Bu konuda, geçmişte bölücü terör örgütüyle mücadelede gösterdiği başarılarla öne çıkan askeri liderlerin görüşleri, mevcut tartışmalara önemli bir katkı sağlıyor.
Korgeneral Tokat’ın ifadeleri, terörle mücadelede eşitlik ilkesinin önemini de vurguluyor. Rütbe ve unvanlara bakılmaksızın, teröristlerle çatışma sırasında aynı organını kaybedenlerin eşit şekilde desteklenmesi gerektiği savunuluyor. Özellikle, Kore ve Kıbrıs gazilerine verilen Şeref Aylıkları örneği, bu adaletsizliğin düzeltilmesi için bir model teşkil ediyor. Şehit yakınlarının ve malul gazilerin yaşadığı mağduriyetler, devletin bu hassas konuda daha duyarlı davranması gerektiğini gösteriyor. Bu süreçte, şehitlerin ve gazilerin ailelerinin ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı ve sürdürülebilir destek mekanizmalarının oluşturulması büyük önem taşıyor.
‘Terörsüz Türkiye’ projesi ve Meclis’te tartışılan çerçeve yasa teklifleri, terör örgütünün hedeflerine ulaşma potansiyelini yeniden gündeme getiriyor. PKK’nın, dış güçlerle işbirliği yaparak Türkiye’yi bölmeyi hedeflediği ve bunun, Türkiye’nin güvenlikliğini tehdit ettiği vurgulanıyor. Bu nedenle, terörle mücadelede stratejik bir yaklaşım sergilenmeli ve terör örgütünün hedeflerine ulaşmasına engel olacak her türlü önlem alınmalıdır. Şehit ve gazilerimizin mirasını korumak, Türkiye’nin geleceği için en büyük güvencedir.