Türkiye’de sivil toplum alanında faaliyet gösteren ve özellikle LGBTİ+ hakları savunuculuğu yapan kuruluşlara yönelik operasyonlar, hukuki ve hukukun üstünlüğü tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor. Bu kez, Kaos GL Derneği’ne ve diğer LGBTİ+ destek kuruluşlarına yönelik düzenlenen polis baskınları, ifade özgürlüğü ve derneklerin faaliyet alanı konusundaki hassasiyetlerin bir kez daha hatırlanmasına neden oldu.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Bürosu tarafından yürütülen soruşturma, Kaos GL Derneği’nin internet platformlarındaki içeriklerine odaklandı. Savcılık, bu içeriklerin “müstehcenlik” suçunu oluşturduğuna dair iddialarda bulundu. Ancak, soruşturma evraklarında suçlamaya konu edilen içeriklerin neler olduğuna dair detaylı bilgi paylaşılmadı. Bu durum, operasyonun gerekçesini ve içeriğin ne olduğunun değerlendirilmesi açısından önemli bir soru işareti oluşturuyor.
Operasyonun geniş kapsamlı olması dikkat çekici: Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliği’nin kararıyla, derneğin internet siteleri ve sosyal medya hesapları üzerinde inceleme yapılması kararlaştırıldı. Ayrıca, şüphelilerin bilgisayarları, cep telefonları ve diğer dijital materyalleri de inceleme altına alındı. Hâkimlik, bu inceleme sürecinde şifrelerin çözülememesi veya verilere erişilememesi durumunda cihazlara el konulmasına da izin verdi. Bu durum, dijital haklar ve veri güvenliği konularında hassasiyet gösterilmediği izlenimini yaratmaktadır.
İstanbul’da eş zamanlı olarak gerçekleştirilen operasyonlar, Kaos GL’ye ek olarak, 17 Mayıs Derneği, ÜniKuir, Pembe Hayat Derneği gibi diğer LGBTİ+ destek kuruluşlarını da kapsadı. Bu operasyonlar aynı gün, Kaos GL’nin internet erişimine engelleme getirilmesiyle birleşti. İfade Özgürlüğü Derneği’nin (İFÖD) raporlarına göre, gazeteci Yıldız Tar, avukat Levent Pişkin, oyuncu Seyhan Arman, tiyatro oyuncusu Zeynep Esmeray Özadikti ve Enes Hocaoğulları gibi isimlerin sosyal medya hesapları da erişime engellendi. Bu durum, ifade özgürlüğüne yönelik ciddi bir ihlal olarak değerlendiriliyor. Instagram’ın henüz bu kararı uygulamaması, durumun karmaşıklığını ve farklı platformlardaki politikaların farklılıklarını gözler önüne seriyor.