İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü Ahbap soruşturması, dün geceye damga vurdu. Soruşturma kapsamında Babala TV sahibi Oğuzhan Uğur, eski TÜRMOB Başkanı CHP’li Emre Kartaloğlu ve diğer 8 şüpheli, ‘hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma’ ve ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlamalarıyla İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklandı. Soruşturmanın merkez üssü haline gelen 6,5 milyon TL’lik para transferi, Uğur’un açıklamaktan kaçınması ve gizli kaynağın kimliğinin belirlenememesi nedeniyle adeta bir gizem yaratmış durumda.
Uğur’un şirket hesabına 1 Kasım 2024 tarihinde nakit olarak yatırılan bu büyük miktar, başta ev kredisi, konut tadilatı, çalışan maaşları ve vergi ödemeleri olmak üzere çeşitli amaçlarla kullanıldığı iddia ediliyordu. Ancak, paranın kaynağını ve transfer eden kişiyi kimliğiyle açıklamakta zorlanması, savcılığın gizemli inceleme başlatmasına neden oldu. Soruşturma ekipleri, Uğur’un iddialarını doğrulamak ve paranın kaynağını tespit etmek için kapsamlı bir analiz yürütüyor. Bu durum, davada olası yeni gelişmelere ve şüphelilerin itiraf etmesi durumuna dair beklentileri artırıyor.
Mahkeme heyeti, Uğur ve diğer şüphelilerin ifadeleri, banka hesap hareketleri, TÜRMOB raporları ve kolluk evrakını titizlikle değerlendirerek, kuvvetli bir suç şüphesinin varlığına hükmetti. Bu karar, şüphelilerin kaçma şüphesiyle tutuklu kalmasına zemin hazırladı. Soruşturma ekibinin, delilleri tamamlama sürecinde, paranın kaynağını ve transferin arka planını ortaya çıkarıp çıkaramayacağını merakla takip ediyor. Daha önce ‘kaçma şüphesi’ olarak ortaya atılan durum, delil yoğunluğunun artmasıyla birlikte ‘güvenli tutukluluk’ haline geçmiş durumda.
Soruşturmanın derinleşmesiyle birlikte, dosyada yer alan çarpıcı iddialar da dikkatleri üzerine çekti. Muharrem Karataş’ın avukatı Önder İbrahim Yıldırım, toplanan yardımların bir kısmının Ahbap çalışanları üzerinden bahis oyunlarında kullanıldığını savladı ve asli failin Haluk Levent olduğunu öne sürdü. Bu iddia, soruşturmanın odağını tamamen değiştirerek, dernek kaynaklarının nasıl kullanıldığına dair yeni soruları beraberinde getirdi. Ayrıca, denetim raporlarının yüzeysel olduğu ve Ahbap yönetiminin kamuoyunu yanıltmak amacıyla bu raporları kullandığı iddiaları da dosyada yankı buldu. Bu gelişmeler, davada delil arayışlarını daha da yoğunlaştırmış durumda.
Soruşturma, aynı zamanda tutuklanan iş insanı Fatih Eke’nin Haluk Levent’ten 1,5 milyon dolar alacağını ve Samandağ’da okul yapma sözünün tutulmaması gibi iddialarıyla da şekilleniyor. Diğer şüphelilerin ifadeleri ve ortaya çıkan bilgiler, savcılığın finansal trafiğe ilişkin detaylı incelemesini sürdürmesine katkı sağlıyor. Ahbap soruşturması, Türkiye’nin yüksek gelirli derneklerinin şeffaflığı ve mali hesaplarının kamuoyuna açık hale gelmesi açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.