İstanbul, suçun ve yasa dışı ticaretin kalbi olarak uzun zamandır dikkat çekiyordu. Ancak bu operasyon, şehrin güvenliğine ve uluslararası suç örgütlerine karşı verilen mücadelede elde edilen en büyük başarılarından biri olarak tarihe geçti. İstanbul Havalimanı'nda başlayan inceleme, bir zamanlar 'Altın Adam' olarak bilinen İngilab Babayev'in yakalanmasıyla sonuçlanan destansı bir operasyonun ilk kıvraçlarını oluşturdu.

Olayın merkezinde, milyonlarca dolar değerinde 16 kilo altınla ilgili karmaşık bir kaçakçılık ağı yer alıyordu. Bu ağ, 2024 yılı içerisinde İstanbul'a Dubai üzerinden sokulan, güvenlik güçleri tarafından tespit edilen 32 adet 500 gramlık külçe altınla başladı. Polis, bu külçelerin kaynağını Dubai'ye kadar takip ederek, suç örgütünün arkasındaki isimleri belirlemeyi başardı. Bu isimler arasında, suç dünyasının cazibesiyle büyülenmiş, lüks yaşamın sembolü haline gelmiş İngilab Babayev yer alıyordu.

Operasyonun doruk noktası, 'Altın Adam'ın, kaçmaktan vazgeçip ailesini İstanbul'a davet etmesiyle geldi. Bu hamle, güvenlik güçlerini yanıltarak, Babayev'in Eyüpsultan'daki rezidansında gözaltına alınmasını sağladı. Polis, Babayev'in evinde bulduğu altınların yanı sıra, suç örgütünün finansal kayıtlarına ve operasyonel ağlarına da el koydu. Bu operasyon, sadece kaçakçılığın önüne geçmekle kalmadı, aynı zamanda suç örgütünün liderinin yakalanmasıyla da büyük bir başarıya ulaştı.

İngilab Babayev, uzun yıllardır polisin peşinde olduğu, 196 ülkede kırmızı bültenle aranan firari, şimdi İstanbul'da suç mahkemelerine teslim edilecek. Bu operasyon, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün başarılı çalışmasının bir göstergesi olarak tarihe geçecek. 'Altın Adam'ın yakalanması, suçlulara karşı verilen mücadelede umut ve güven verici bir mesaj niteliğindedir.