İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney, son Kongre ara seçimlerinin ardından ABD ile İran arasındaki karmaşık ilişkilere dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Hamaney, Demokratların Temsilciler Meclisi ve Senato'daki elde ettiği avantajların, Washington'ın Tahran'a yönelik temel stratejilerini yeniden şekillendireceğini düşünmenin büyük bir yanılgı olduğunu açıkça ifade etti. Seçimlerin, uzun süren bir gerilimin sonlandırıcı bir unsur olmadığını vurgulayan Hamaney, ABD yönetiminin politikalarının, seçim sonuçlarından bağımsız olarak devam edeceğini savundu.

Hamaney'in açıklamaları, Washington'da Demokratların zaferinden sonra ortaya çıkan umutsuz beklentilere karşı bir meydan okuma niteliğindeydi. Özellikle, siyasi liderliğin değişmesi veya Washington'ın İran'a yönelik bazı tavizler vermesiyle ilişkilerin düzeleceği yönündeki görüşlere kesin bir ret kararı veren Hamaney, bu yaklaşımın ‘ağır bir yanılgı’ olduğunu vurguladı. Bu durum, uzun yıllardır süren düşmanca ilişkilere dair İran'ın tutumunun temelini oluşturuyor.

Hamaney, ABD yönetimlerinin İran'a yönelik uzun süren müdahalelerini ve baskılarını detaylı bir şekilde eleştirerek, 1979'daki İran Devrimi'nden bu yana Washington'ın Tahran'a karşı sürdürdüğü çeşitli girişimleri hatırlattı. ABD'nin, İran halkının yaşamına ve toplumuna yönelik uzun bir dönem boyunca uyguladığı baskılara dikkat çeken Hamaney, bu politikaların farklı Amerikan yönetimleri dönemlerinde devam ettiğini ve İran'ın ulusal çıkarlarını saptırmaya yönelik olduğunu savundu. Ayrıca, ABD'nin ayrılıkçı gruplara ve terör örgütlerine verdiği destekleri de kınayarak, bu desteklerin İran'daki istikrarsızlığı körüklediğini belirtti.

Hamaney, ABD'nin İran'a karşı uzun geçmişindeki müdahalelerinin sadece son örneği olmadığını, 1953 yılında dönemin İran Başbakanı Muhammed Musaddık'a karşı düzenlenen darbeyi de hatırlatarak, Washington'ın İran'ın petrol zenginliği üzerindeki çıkarlarını koruma çabasının 70 yılı aşkın bir süredir devam ettiğini ifade etti. Bu durum, İran'ın dış politikasında ABD'ye karşı son derece temkinli ve hatta düşmanca bir yaklaşımı şekillendirmede önemli bir rol oynamaktadır. İran halkının, Washington'ın bu uzun süredir devam eden müdahalelerine karşı daha bilinçli ve güçlü bir tutum sergilediğini de vurgulayarak, bu durumun da gelecekteki ilişkilerde belirleyici olacağını öngördü.