Demokrat Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 10 yıldır devam eden siyasi tutukluluklara karşı bir kez daha güçlü bir duruş sergiledi. Edirne Cezaevi'ndeki ziyaret, sadece bir dayanışma ifadesi değil, aynı zamanda hukukun ve özgürlüğün yeniden tesis edilmesi gerektiği yönünde önemli bir çağrı oldu. Hatimoğulları’nın açıklamaları, Türkiye’nin siyasi arenasında adeta bir şok dalgası yaratırken, demokratik değerlere bağlılığın ve adalete olan inancın yeniden vurgulandığını gösterdi.
Ziyaretin merkezinde, uzun süredir devam eden Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması talebi yer aldı. Hatimoğulları, Demirtaş’ı ‘rehin olarak tutulan arkadaşlarımız’ arasında değerlendirerek, hapishanede tutulan siyasi rehinelerin derhal özgürlüğe kavuşması gerektiğini vurguladı. Bu ifade, sadece Demirtaş’ın bireysel özgürlüğünü değil, aynı zamanda Türkiye’deki tüm siyasi tutukluların serbest bırakılması gerektiği yönünde bir mesaj içeriyordu. Hatimoğulları, 4 Kasım’da yaşananların, demokratik siyasetin temel değerlerini sarsan bir darbe olduğunu ve bu darbenin hala devam ettiğini belirtti.
Hatimoğulları’nın açıklamaları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarını da hatırlatarak, Türkiye’nin bu kararları uygulamakla yükümlü olduğunu vurguladı. “Taraf olduğu sözleşmeyi yok sayan, imza attığı sözleşmede o imzayı inkar edercesine arkadaşlarımız halen daha hapishanede” şeklindeki ifadeleri, hukukun üstünlüğüne ve insan haklarına saygının önemini bir kez daha ortaya koydu. Bu durum, Türkiye’nin uluslararası arenadaki itibarını zedeleyen bir durum olarak da değerlendiriliyor.