Doğa olaylarının ardında yatan nedenler her zaman karmaşık ve beklenmedik olabilir. Uzun zamandır deniz ve okyanus felaketleri olarak bilinen tsunamilerin, belirli jeolojik ve çevresel koşullar altında tatlı su göllerinde de yıkıcı etkiler yaratabileceği düşüncesi bilim dünyasında yaygın olarak kabul görmüyordu. Ancak, Nature Communications dergisinde yayınlanan son bir araştırma, İtalya'nın Iseo Gölü'nde Orta Çağ'da yaşanan ve binlerce insanın hayatını kaybettiği iki devasa tsunami olayının, aslında insan eliyle gerçekleştirilen doğa tahribatının bir sonucu olduğunu ortaya koyuyor. Bu bulgu, gelecekte benzer felaketlere karşı daha dikkatli olmamızı gerektiriyor.
Uluslararası bir bilim insanlarından oluşan ekibin, bu gizemli olayların ardındaki gerçeği ortaya çıkarmak için kapsamlı bir çalışma yürüttüğü Iseo Gölü'nde, göl tabanından alınan tortu karotları, sismik haritalar, arkeolojik veriler ve hatta Vatikan Kütüphanesi'nde muhafaza edilen 12. yüzyıla ait tarihi bir el yazması gibi farklı kaynakları bir araya getirdi. Bu veriler, gelişmiş bilgisayar modellerine aktarılarak felaket anı, son derece detaylı bir şekilde yeniden canlandırıldı. Bu sayede, bilim insanları, tarihin karanlık köşelerinde saklı kalan tehlikeleri daha iyi anlamlandırdı.
Araştırmalar, Roma İmparatorluğu'nun çöküşünden sonra bölgedeki ormanların madencilik ve otlak açma faaliyetleri sonucu sistematik olarak yok edildiğini gösterdi. Ağaç köklerinin toprağı tutamaması, Oglio Nehri deltasına aşırı miktarda tortu birikmesine neden oldu. Bu durum, gölün su altında tehlikeli derecede dik yamaçlar oluşmasına yol açtı. M.S. 1117 yılında meydana gelen Verona Depremi, bu dik yapıları tetikleyerek devasa bir su altı heyelanına ve ardından göl tsunamisine neden oldu. Bu felaket, dönemin halkı tarafından “Göl o kadar taştı ki yakındaki köylerin sakinlerinden çok azı kurtulabildi. Kale ve hisarlar içindekilerle birlikte yıkıldı” ifadeleriyle kayıtlara geçmiş, bir dini uyarı olarak yorumlanmıştı.
1117 yılındaki felaketin ardından, tarihin acı dersleri göz ardı edilmedi. Aynı arazi tahribatı yöntemleri devam ettirilerek, M.S. 1222 yılında yaşanan Brescia Depremi ile dalga boyu 13 metreye ulaşan ikinci bir yıkıcı tsunami meydana geldi. Iseo Gölü, günümüzde İtalyan Alpleri bölgesindeki en yoğun nüfusa ve kıyı yapılaşmasına sahip alanlardan biri konumunda bulunuyor. Bu göl tabanındaki tortu birikimi, M.S. 1222 felaketinden bu yana geçen 800 yılı aşkın sürede kritik seviyelere ulaştı. Araştırmacılar, Sanayi Devrimi'nden bu yana insan kaynaklı erozyonun küresel ölçekte en yüksek seviyeye ulaştığını ve dünya genelindeki göl deltalarının aşırı yüklendiğini vurguluyor. Küresel iklim değişikliği ve kontrolsüz kıyı yapılaşması sebebiyle, benzer göl tsunamilerinin önümüzdeki yıllarda çok daha yıkıcı sonuçlarla tekrar yaşanabileceği uyarısı yapılıyor. Bu durum, doğal kaynakların korunması ve çevresel sürdürülebilirlik konularında acil önlemler almamız gerektiğini gösteriyor.