Türkiye'nin kültürel zenginliğine bir kez daha değer katan bir olay, Zeugma Mozaik Müzesi'nde gerçekleşti. Yıllardır süren çalışmalar sonucunda, Doğu ile Batı’nın yüzyıllardır iç içe geçmiş sanat ve ticaret akımlarının sahnesi olan Fırat Nehri kıyısındaki Zeugma’nın gizli bir parçası, uzun bir yolculuğun ardından yeniden memlekete kavuşturuldu. Bu heyecan verici gelişme, sadece bir mozaik parçasının iadesiyle sınırlı kalmayıp, Türkiye’nin kültürel mirasına duyduğu özeni ve bu mirası koruma konusundaki kararlılığını da gözler önüne seriyor.

Müzenin koleksiyonuna eklenen, milattan sonra 2 ve 3. yüzyıllara ait olan 13. panel, müze ziyaretçileri ve bilim insanları tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un liderliğindeki ekibin yılmadan sürdürdüğü çalışmalar, bu önemli başarıya ulaşılmasında kilit rol oynamıştı. Panelin iadesi, Türkiye’nin yasa dışı kültür kaçakçılığıyla mücadeledeki kararlılığını ve uluslararası işbirliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Bu süreç, Amerika Birleşik Devletleri İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi’nin titiz çalışması ve Zeugma Kazı Başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay ile Grenoble Alpes Üniversitesi’nden Dr. Camila Felag’ın bilimsel araştırmaları sayesinde mümkün olmuştu. Bilim insanlarının titiz değerlendirmeleri, panelin Zeugma mozaiklerinin tamamına ait olduğuna dair kesin bir kanıt sunmuştu. Bu, sadece bir parçanın iadesi değil, aynı zamanda tarihsel bir boşluğun doldurulması ve mozaiklerin bütünsel bir analizinin yapılması anlamına geliyordu.

Bakan Ersoy, bu başarının sadece bir mozaik parçasının geri getirilmesiyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda “zedelenen bir hafızayı onarıyor, tarih sayfalarındaki boşlukları dolduruyor ve bir kültürel değeri ait olduğu değerler bütünüyle bir araya getiriyoruz” şeklinde ifade ettiği gibi, kültürel mirası koruma ve gelecek nesillere aktarma sorumluluğunun önemini vurguladı. Ayrıca, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele alanındaki işbirliğinin, 2021’de imzalanan mutabakat zaptı ile güçlendirildiğini ve 5 yıllık dönemler halinde uygulanan bu zaptın, bu yıl uzatıldığını da hatırlattı. Bu, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılan kültür varlıklarının tespiti, takibi ve ait oldukları topraklara iadesi için yürütülen titiz çalışmaların devam edeceğini gösteriyor.