CHP Grup Başkanı Özgür Özel, topluluğa hitap ederken, derin bir endişeyi ve çözüm arayışını dile getirdi. Salonun atmosferi, toplumsal sorunlara duyulan duyarlılığı ve adalet taleplerinin yükselmesini simgeliyordu. Özel, başta Sayın Erdoğan'ın liderliğindeki yönetimden, halkın sokağa çıkış özgürlüklerini kısıtlayan uygulamalara karşı sert bir eleştiri yaptı. Milletin ruhunda var olan inancı ve kararlılığı vurgulayarak, zorlu koşullara karşı direncin önemine dikkat çekti. ‘Akan sel karşısında hiçbir güç durmadı, duramayacak’ sözleriyle, değişimin kaçınılmazlığını işaret etti.
Toplantının en dokunaklı anlarından biri, Kartalkaya'da hayatını kaybeden ailelerin desteğini sunmasıydı. Özel, geçmişte aydınlatılmamış faili meçhullere karşı duyduğu adaletsizliği ve bu konuda sessiz kalanlara karşı güçlü bir uyarı yayınladı. ‘Bugün geçmişteki faili meçhulleri aydınlatıyoruz diyenlere, faili malum olanlara katliama sessiz kalıyorlar’ diyerek, adaletin yerini bulması için verilen mücadeleye vurgu yaptı. Özellikle ‘Sonra bu millete adalet dağıtacaklarını söylüyorlar’ ifadesi, adaletsizliğe karşı verilen mücadeleyi daha da güçlendirdi. Bu yaklaşım, toplumsal hafızaya ve geçmişte yaşanan acıların hatırlatılması açısından büyük önem taşıyordu.
Özel, TSK'nın onurunu koruma misyonunu da vurgulayarak, Kıbrıs Barış Harekatı'na ilişkin yapılan iğrenç ithamlara karşı son derece sert bir tepki verdi. ‘AP’de Kıbrıs Barış Harekatı'na ilişkin olarak iğrenç ithamlarla Harekat Ordumuzu lekeleyen kararı en sert şekilde kınıyoruz, reddediyoruz ve lanetliyoruz’ diyerek, Kıbrıs Gazilerinin onurunu koruma çabasını ortaya koydu. Bu hamle, tarihin önemli bir dönemindeki adil ve meşru müdahalenin yanlış algılanmasına karşı duruş sergiledi. Gazilere ve şehit ailelerine yönelik yapılan iftiralara karşı, ‘dimdik ayakta duran Kıbrıs Gazilerimize atılmaya çalışılan bu iftiralar karşısında tüm gazilerimizi ve tüm şehit ailelerini minnetle kucaklıyoruz, ellerinden öpüyoruz’ diyerek, onlara duyduğu saygıyı ve takdirini dile getirdi. Bu durum, toplumsal dayanışmayı ve ortak değerleri güçlendirme potansiyeli taşıyordu.
Ekonomik adaletsizlikler, Özel'in toplantının geri kalanında ele aldığı en önemli konulardan biriydi. ‘Eskiden ekonomik krizler yaşanıyordu ya bitiyor ya sonraki yıl yaraları sarılmaya başlanıyordu’ ifadesiyle, Türkiye ekonomisindeki kronik krizlerin ve bunların neden olduğu yaraların ne kadar derin olduğunu vurguladı. Yüzde 32 enflasyon oranının, Avrupa ve dünyada Türkiye'yi nasıl bir konuma getirdiğini somut verilerle açıkladı. ‘Yoksulluk, işsizlik, gelir adaletsizliği, vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz’ diyerek, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu ciddi sorunlara dikkat çekti. Vergi sisteminin adaletsizliğine ve bunun sonuçlarına ilişkin eleştirileri, toplumun farklı kesimlerinde yankı uyandırdı. ‘Eskiden ekonomik krizler yaşanıyordu ya bitiyor ya sonraki yıl yaraları sarılmaya başlanıyordu. Ama 2018’den beri bitmeyen krizlerin içindeyiz.’ sözleri, ekonomik istikrarsızlığın uzun süredir devam eden bir gerçek olduğunu gösteriyordu. Ailelerin ve bireylerin geçim derdine düşmesi, açlık sınırının belirlenmesi ve işsizliğin yaygınlığı, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu en büyük zorlukları temsil ediyordu. Açlık sınırının 35 bin 750 lira olarak belirlenmesi ve 29 milyon sabit aylık alan kişinin varlığı, toplumsal eşitsizliğin boyutunu gözler önüne seriyordu.