Eskişehir’in Odunpazarı ilçesinde, Kurşunlu Külliyesi’nin kaderinde beklenmedik bir dönüş yaşandı. Bu eşsiz tarihi yapının kapıları, uzun süren hukuki bir çekişmenin ardından yeniden kilitlendi. Kaymakamlık tarafından verilen tahliye emri, Odunpazarı Belediyesi ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü arasındaki hassas dengeyi bozarak, külliye ve çevresindeki yaşamı tehdit etti. Bu durum, kültürel mirası koruma sorumluluğuyla yükümlü kurumlar arasındaki iletişimsizliği ve yasal süreçlerin karmaşıklığını gözler önüne seriyor.
Başlangıçta 30 Ekim’de verilen tahliye kararı, iki gün sonra yeniden tetikteydi. Belediye Başkanı Av. Kazım Kurt’un açıkça kanuna aykırı bulduğu bu durum, külliye içindeki eserlerin ve atölyelerin geleceği hakkında ciddi endişeler yaratmıştı. Müzenin ahşap eserler koleksiyonu, fotoğraf müzesi, Lületaşı Müzesi, Cam Sanatları Merkezi ve Canan Atasoy Müzesi gibi kültürel zenginliklerin yanı sıra, geleneksel el sanatları atölyeleri ve kadın girişimcilerin faaliyet gösterdiği alanlar, tahliye kararı nedeniyle belirsizliğe sürüklenmişti. Bu durum, külliye çalışanları, esnaf ve bölge halkı için büyük bir tehdit oluşturuyordu.
Durum böyle olunca, belediye yetkilileri eserlerin ve atölye malzemelerinin kayıt altına alınmasını talep ederek, tahliye sürecine müdahale etmeye çalıştı. Ancak, eserlerin sayım yapılmadan tahliye edililmek istenmesi üzerine itiraz edildi. Eserlerin korunması ve zararının önlenmesi gerektiği vurgulanırken, cep telefonlarıyla eserlerin görüntülenerek tutanak altına alınması sağlandı. Bu süreçte, külliye içindeki kadın girişimcilerin Lületaşı Müzesi’nin boşaltılmasına karşı gösterdiği direniş, hak taleplerini ve hassasiyetlerini bir kez daha gözler önüne serdi. ‘Burası kime peşkeş çekilecek?’ sorusunu sorarak, alanın geleceği ve yaşam hakkı için mücadele ettiler.
Olayın sonuna doğru, Yeni Parti Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, sosyal medyadan tahliyenin durdurulması çağrısında bulundu. Çakırözer, hukuki süreçlerin ve mahkeme kararlarının beklenmeden yapılan tahliyenin, ‘hukuksuz tahliye’ olarak nitelendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, kamuoyunun dikkatini bu konuya çekmeyi başardı. Ayrıca, Yeni Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, meselenin yalnızca kiracı ile mülk sahibi arasındaki anlaşmazlığa indirgenemeyeceğini belirterek, tahliyenin gerçek gerekçesini ve kamu yararını sorguladı. Bu durum, Kültür Bakanlığı’nın ve Vakıflar’ın bu tarihi mirasa yönelik stratejilerini ve planlarını merak ediliyordu. Külliye’deki eserlerin 400 sayfalık envanterle kayıt altında olduğu ve bu envanterdeki eserlerden birine bile zarar gelmesine izin verilmeyeceği vurgulanırken, yasal süreçlerin ve kültürel değerlerin korunması için daha güçlü adımlar atılması gerektiği açıkça ortaya koyuluyordu.