Türkiye’nin eğitim arenasında yaşanan ciddi aksaklıklar, YENİ Parti milletvekili Umut Akdoğan’ın TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada çarpıcı bir şekilde ortaya konuldu. Akdoğan, okullardaki temizlik eksikliği, personel yetersizliği ve velilerin yaşadığı çaresizliklerle ilgili keskin eleştirilerde bulunarak, Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu konudaki başarısızlığını gözler önüne serdi.

Akdoğan, okul koridorlarında ve sınıflarda bulunan temizlik sorununu, toplum sağlığını tehdit eden tuvalet kirliliğini ve bu konuda bakanlığın ilgisizliğine dikkat çekerek, “Türkiye Büyük Millet Meclisimizin bu sese kulak vermesini istiyoruz. Tuvalet kağıdı yok, sabun yok, personel yok” diyerek acil bir çözüm çağrısında bulundu. 23 bin temizlik personeli alımının, 60 bin okulda tek bir temizlik görevlisinin yetersiz olduğunu ve bu personelin 6 aylık TYP sistemiyle göreve geldiğini vurgulayan Akdoğan, temizlik personelinin sürekli eksik olmasına ve maaşın yetersizliğine de dikkat çekti. “Temizlik görevlisi bulunamıyor çünkü verilen maaşla kimse çalışmak istemiyor” sözleriyle yaşanan çaresizliği somutlaştırdı.

Konuşmasının en dikkat çekici noktalarından biri, Milli Eğitim Bakanı’nın lüks araçlarıyla parti genel merkezlerinin önünde düğün davetiyesi dağıttığına dair iddialı ifadeleri oldu. “Bakan, o lüks arabanla sağa sola gidip gezeceğine okullardaki temizlik işine baksana. Bakın, ülkenin Milli Eğitim Bakanı lüks Audi A8 arabasıyla parti genel merkezlerinin önüne gidiyor, cakas atıyor, düğün davetiyesi dağıtıyor, parti genel merkezlerinde genel başkan yardımcıları da utanmadan sarmaş dolaş, hapur şupur onlarla öpüşüyor, onları karşılıyor,” şeklinde yaptığı vurgu, bakanlığın önceliği hakkında keskin bir eleştiri oldu. Akdoğan, bu durumun, eğitimde yaşanan acil sorunlardan uzaklaştırmamasını talep etti.

Akdoğan, velilerin okullardaki hijyen koşulları nedeniyle yaşadığı çaresizliği de örneklerle aktardı. WhatsApp gruplarından yapılan veli iletişimlerinde, su sabunu, peçete, ıslak mendil ve dezenfektan gibi temel ihtiyaçların karşılanamadığına dair yazışmaları okuyarak, bu durumun eğitim sisteminin ne kadar gerilediğini gösterdi. “Size getirdim, çıkarttım getirdim. “Arkadaşlar, ben okuldaki su sabun konusundan çok rahatsızım. Sabahtan akşama kadar çocuklar elini yıkayamıyor. Bunun için ne yapabiliriz” diye bir veli yazmış,” şeklinde veli iletişimin ne kadar acil ve kritik olduğunu vurguladı. Bu durum, bakanlığın eğitimde yaşanan temel sorunlara yeterince odaklanmadığını da gözler önüne serdi. Akdoğan, velilerin yaşadığı bu çaresizliğin, çocukların sağlığı ve güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturduğunu ve bakanlığın acil harekete geçmesini talep etti.