Türkiye’nin tarihinde damgasını vuran 15 Temmuz darbe girişimi, yıl dönümünde Üsküdar’ın tarihi mekânlarından Enstitü Sosyal’de bir araya gelen kahramanların gözünden yeniden yorumlandı. Bu buluşma, o gecenin kırılma anlarını ve milletin gösterdiği destansı direnişi gözler önüne seren bir anlatıya dönüştü. Forum, sadece bir anı etkinliği değil, aynı zamanda milli iradenin savunulmasında verilen özgürce mücadeleyi hatırlatan bir vaka çalışmasıydı.

Düzenlenen oturumda, dönemin önemli yetkilileri, darbe girişimi sırasında karşılaştıkları zorlukları, alınan kararları ve milletin gösterdiği dayanışmayı çarpıcı detaylarla aktardı. Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurulu üyesi İpek Coşkun Armağan’ın açılış konuşmasının ardından, darbe girişimiyle ilgili ilk tanıklıklar başladı. Bu ilk tanıklıklar, sadece bir darbe girişiminin hikayesi değil, aynı zamanda Türkiye’nin geleceği için önemli bir dersi barındırıyordu.

Darbe girişimi sırasında Vatan Caddesi’nde görevli bir emniyet müdürünün anlattıkları, o gecenin kaosunu ve tehlikelerini gözler önüne serdi. Mustafa Çalışkan, darbecilerin planlarını ve askeri operasyonları önceden fark ederek, polis teşkilatını bir kenara iterek, silahlı direnişe geçmelerini sağladığını belirterek, “Hiçbir polis silahını asla teslim etmeyecek, gerekirse karşı koyulacak, gerekirse silah kullanılacak” talimatıyla sahadaki tüm personele net bir duruş aşıladığını ifade etti. Bu talimatın, İstanbul genelinde bir direniş dalgası yaratmasının temelini oluşturduğunu vurguladı. Çalışkan’ın anlattıkları, sadece bir eylemin değil, aynı zamanda bir milletin özgürlüğüne sahip çıktığının kanıtıydı.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan kritik görüşmelerin detaylarını da anlatan Çalışkan, 1 adet zırhlı araçla donatılmış bir timin, şehrin savunmasında gösterdiği kararlılığı ve stratejik önemini vurguladı.