İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü geniş çaplı soruşturma kapsamında, MASAK'ın hazırladığı son rapor, Ahbap Derneği'nin finansal yapısına dair yeni ve çarpıcı detayları gün yüzüne çıkardı. Rapor, derneğin kurucusu Haluk Levent başta olmak üzere, Alper Çelik, Zafer Yay ve Emrah Gödeliner gibi isimlerin yoğun para trafiği içinde yer aldığını ortaya koyarken, bu transferlerin ardındaki mahiyeti anlamakta zorlanılan ilişkileri de dikkat çekici bir şekilde vurguluyor.
Raporun merkez noktasını oluşturan ilk bulgu, şüphelilerin kendi aralarında ve dernek içinde çalışan pek çok kişiyle gerçekleşen olağan dışı transferlerin yoğunluğu oldu. Özellikle, Ahbap Derneği'ne yapılan bu akışlar, incelenen verilerde 'izaha muhtaç' olarak tanımlanarak, bu transferlerin altında yatan nedenlerin ve amaçlarının netleştirilmesinin aciliyeti altını çiziyor. Bu durum, derneğin faaliyetlerinin şeffaflığı konusunda ciddi şüpheler uyandırıyor.
Alper Çelik'in mali geçmişi, rapor içerisinde dikkatli bir şekilde incelenmiş. 2024 yılının Kasım ayında ‘müzisyen’ olarak kaydedilen Çelik’in, 30 günlük prime esas kazancı 20 bin lira iken, ortağı veya yöneticisi olduğu bir şirket bulunmadığı bilgisi, raporu daha da ilginç kılıyor. Ancak, Çelik hakkında iki farklı başsavcılıkta ‘elde veya üstte taşınan eşyayı özel beceriyle almak suretiyle hırsızlık’ ve ‘dolandırıcılık’ suçlarından soruşturma devam ediyor olması, onun faaliyetlerinin riskli bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda, ‘bedelsiz senedi kullanma’ suçundan da kovuşturma altında bulunan Çelik’in, hesap hareketlerinde 2020'nin ilk çeyreğinden 2024'ün son çeyreğine kadar artış gösteren mali profilinin, derneğin faaliyetleriyle uyumlu olup olmadığı tartışma konusu haline geliyor.
Zafer Yay ve Emrah Gödeliner'in de raporda detaylı bir şekilde incelenmesi, soruşturmanın kapsamının ne kadar geniş olduğunu gösteriyor. Yay'ın ‘resmi belgede sahtecilik’, ‘kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak’ gibi suçlardan dolayı kovuşturma geçirmesi, onun faaliyetlerinin yasal sınırların dışında olduğunu gösterirken, Gödeliner'in