Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen Kabine Toplantısı sonrası yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin uluslararası arenadaki konumunu ve gelecekteki stratejik hedeflerini belirgin bir şekilde ifade etti. Erdoğan, Bosna Hersek’teki istikrar ve barış çabalarıyla birlikte, benzer acıların yeniden yaşanmaması için üzerlerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirme konusundaki kararlılıklarını bir kez daha vurguladı. Farklı inanç, kültür ve etnik kimliklerin uyum içinde var olduğu, müreffeh bir Bosna Hersek için çalışmalarını sürdüreceklerini belirttiler.
NATO Liderler Zirvesi’nde Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı, 31 devlet ve hükümet başkanı düzeyinde temsil edildiği etkinlik, global diplomasi açısından önemli bir kilometre taşı oluşturdu. ABD Başkanı Trump başta olmak üzere tüm liderlerin davetimize icabet etmesi, zirve öncesindeki beklentilere rağmen, Türkiye’nin küresel arenadaki etkisini ve itibarını bir kez daha pekiştirdi. 4 bin 800’ü aşan üst düzey diplomat ve misafir ağırlaması, Güney Kore, Japonya, Yeni Zelanda ve Avustralya gibi devlet başkanı ve bakan düzeyinde katılımıyla da desteklendi. Şara Cumhurbaşkanı’nın Ankara’ya yapacağı ziyaret ve 2500’ü aşan yerli ve yabancı basın mensubunun ülkemize gelişleri, zirvenin uluslararası kamuoyunda ne kadar ilgi gördüğünü açıkça gösterdi. Güvenlik önlemlerinin titizlikle alınması, emniyet, istihbarat ve adli birimler arasındaki koordinasyon ve kamuoyuna yapılacak bilgilendirmelerle desteklendi. Etimasgut Askeri Havalimanı ve Ankara Esenboğa Havalimanı’nın kullanılması, etkinliğin güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesine katkı sağladı.
Ankara’nın, bir dünya şehri olma özelliğini bu zirve vesilesiyle daha da pekiştirdiğini belirten Erdoğan, Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünü kutlama etkinliklerini coşkuyla düzenleyeceklerini ifade etti. Türk Devletleri Teşkilatı’nda da benzer başarıları sergileme hedefiyle çalışmalarına devam edeceklerini vurguladılar. Mehter Marşı’ndan Yeniçerilerin ilk kez tören kıtasında yer alması, Türk Yıldızları’nın gösterileri ve Külliyemiz’deki kütüphane gibi unsurlar, Türkiye’nin kültürel zenginliğini ve modern vizyonunu gözler önüne serdi. Tüm bunlar, Türkiye’nin tanıtımı açısından önemli olup, Türk milletinin misafirperverliğini göstermesi açısından da değerliydi. Bazı kesimlerin Türkiye’ye yönelik olumsuz yaklaşımları kabul edilemezdi ve bu durum, Türk milletinin ortak değerlerine ve vatanına olan bağlılığını daha da pekiştirdi.
Ankara Zirvesi, Türkiye’nin uluslararası merkezi rolünün daha da belirginleşmesine katkı sağladı. Savunma sanayii forumu gibi zirveye dahil olan etkinlikler, Türkiye’nin askeri güç, diplomatik birikim ve savunma sanayii kapasitesinin ne kadar ileri düzeyde olduğunu gösterdi. Gazzeli kardeşlerimizin yaşadığı sorunlara dikkat çekilmesi, liderlerle yapılan yoğun temaslar ve farklı ülkelerden gelen delegelerle gerçekleştirilen görüşmeler, Türkiye’nin uluslararası arenadaki sorumluluklarının farkında olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Sayın Trump’ın Türkiye’ye yaptığı ziyaret ve kendisinin övgü dolu mesajları, Türkiye’nin küresel ilişkilerindeki önemini ve etkinliğini açıkça ortaya koydu. Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin binlerce devlet silsilesinin son halkası olduğunu ve bu mirasın gelecek nesillere aktarılması gerektiğinin altını çizdi.