9 Eylül 1999’dan itibaren emekli olabilmek için kadınların 58, erkeklerin ise 60 yaşını doldurması şartı getirilmesi, milyonlarca emekliyi büyük bir adaletsizliğe sürükledi. Bu durum, sigortalı olma süresine göre farklılık gösteren emeklilik koşulları nedeniyle, 2008’den itibaren kademeli emeklilik düzenlemesiyle birlikte daha da karmaşık hale geldi. Bu karmaşanın merkezinde, 4.5 milyon kişinin hayatını doğrudan etkileyen ve hak kaybına neden olan EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) düzenlemesi bulunuyor.
Emeklilikte Adalet Derneği (EMADDER) Başkanı Mihriban Uğurlu, bu düzenlemenin 2027’de çözüme kavuşmasını hedefliyor. Uğurlu, iktidarın sadece emeklilere yönelik yapılan sınırlı düzenlemelerin, 12 milyon etkilenen mağduriyetin tamamını gidermeyeceğini vurguluyor. Bu durum, seçime yönelik nabız yoklaması niteliğindeki bu tartışmanın, emekli topluluğu tarafından yeterli şekilde değerlendirilmeyeceğini ifade ediyor. Uğurlu, düzenlemenin bütçeye ek yük oluşturması ihtimaline karşı şüphelerini dile getirerek, sosyal destek ve refah payı gibi seçime yönelik hamlelerin, bu temel sorunu çözmek için yeterli olmadığını savunuyor.
Meclis’te de yoğun tartışmalar yaşanıyor. YENİ Parti, CHP, Yeniden Refah Partisi ve İYİ Parti gibi muhalefet partileri, konuya ilişkin kanun teklifleri ve önergelerle harekete geçerek, prim günü ayrımcılığının emekli üzerindeki yıkıcı etkilerini dile getiriyor. Özellikle, aynı fabrikada çalışan ve aynı prim ödeyen iki işçinin, emeklilik hakları açısından farklı muameleye tabi tutulması, kademeli emekliliğin getirilmesiyle giderilebilecek bir adaletsizlik olarak vurgulanıyor. Bu durum, 48-53 yaş aralığında 8.000’den 10.000’e kadar prim ödeyen ve emeklilik hakkı için mücadele eden milyonlarca emeklinin yaşadığı mağduriyetin de bir yansıması.
Mihriban Uğurlu, bu mücadelelerinin masada, sokakta ve sahada devam edeceğini ve Kasım ayı içinde İstanbul’da kitlesel bir basın açıklaması düzenleyeceklerini duyurdu. Aynı zamanda, tüm toplumsal mağduriyetlerin dile getirileceği ‘Adalet Mitingi’ için de hazırlıklara başladıklarını belirterek, bu mitingin, 12 milyon kişinin oyunu alarak iktidarı etkileme potansiyeline sahip olacağını ifade ediyor. Bu mücadele, sadece emeklilerin değil, gelecek nesillerin de haklarını savunma çabası olarak da değerlendiriliyor.”}