ABD Federal Sicili'nin güncel verileri, Amerikan vatandaşlığından veya daimi oturum statüsünden vazgeçen bireylerin sayısında çarpıcı bir artışın yaşandığını ortaya koyuyor. 2026 yılının ilk dokuz ayında 4 bin 574 kişinin bu kararı aldığı açıklandı. Bu istatistik, yıl genelinde toplam ayrılma miktarının tarihin en yüksek seviyesine ulaşmasına işaret ediyor ve binlerce bireyin yasal haklarını geçici olarak askıya almasına neden oluyor.
Bu artışın altında yatan karmaşık dinamikler dikkat çekici. Hazine Bakanlığı'na kayıtlı olan çeyrek dönem verileri, Ocak-Mart döneminde 1.462, Nisan-Haziran döneminde 1.781 ve Temmuz-Eylül döneminde 1.331 kişiyle sınırlı kalmış olsa da, 2000-2008 yılları arasındaki yıllık ortalama 452'lik rakamdan önemli bir sapma gösteriyor. 2016 yılında 5 bin 411, 2020 yılında ise 6 bin 707 kişiyle rekor kırılmıştı. Ancak 2026 yılının ilk üç çeyreğindeki eğilim, sürecin 2016'daki zirveden geriye düştüğünü ve hızlanabileceğine işaret ediyor.
Bu artışın temel itici gücü, 2010 yılında yürürlüğe giren Yabancı Hesaplar Vergi Uyum Yasası (FATCA). Bu yasa, ABD finans kurumlarının yurt dışındaki müşterilerinin varlıklarını doğrudan ABD'ye bildirmesini zorunlu kılıyor. ABD'nin vatandaşlık esasına dayalı vergilendirme sistemi ise, yurt dışında ikamet eden vatandaşların elde ettiği tüm gelirleri Amerikan vergi sistemine tabi tutuyor. Bu durum, ABD sınırları dışında doğup yaşamış, ancak ABD vatandaşı olan “tesadüfi Amerikalılar” için önemli bir mali yük oluşturuyor ve vatandaşlık bağlarını koparmalarına neden oluyor.
Ancak bu resmi rakamlar, gerçeğin tamamını yansıtmayabilir. Federal Sicil'de yer alan kayıtlar, yalnızca ABD Vergi Dairesi (IRS) kriterlerine göre net serveti 2 milyon doları aşan veya belirli bir vergi yükümlülüğü bulunan