Günümüz beslenme düzeni, toplum sağlığı açısından ciddi bir uyarı niteliğinde. Sofralarımızda, tahıllar ve yüksek kalorili gıdalar uzun yıllardır merkezde yer alıyor. Yemeğin yanında ekmek, her öğünde pilav veya makarna tüketmek gibi alışkanlıklar, beraberinde obezite, diyabet ve kardiyovasküler rahatsızlıklar gibi sorunları da getirdi. İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk’in vurguladığı gibi, ‘Böyle beslenmeye devam edersek, artan hastalıklara ne hastane, ne doktor, ne de ilaç yetecek. Bu bir abartı değil, rakamların gösterdiği acı bir gerçek’ ifadesi, bu durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor.

Dünyada kalori tüketimi konusunda çarpıcı veriler ortaya konulmuş. Oxford Üniversitesi’nin Our World in Data araştırması, dünyanın en fazla yemek yiyen ülkelerini sıralarken, Türkiye’nin ilk 5 ülke arasında yer aldığını gösteriyor. Türkiye, günlük ortalama 3762 kalori ile 5. sırada. Bu rakam, Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlıklı bir yetişkin için önerdiği 2200-2400 kalori ihtiyacının neredeyse iki katına denk geliyor. Bu aşırı kalori alımı, ülkemizin obezite, diyabet ve kalp hastalıkları gibi kronik rahatsızlıklar açısından Avrupa’da zirveye yaklaştığını gösteriyor. Ek olarak, kişi başına düşen doktor ve hemşire sayısındaki Avrupa geriliğinin, sağlık sistemimiz üzerindeki baskıyı daha da artırıyor.

Türkiye’nin beslenme alışkanlıkları, özellikle tahıl tüketimi konusunda benzersiz bir tablo çiziyor. Devlet Planlama Teşkilatı ve Dünya Sağlık Örgütü’nün raporlarına göre, günlük enerji ihtiyacımızın %45’ini ve %58’ini sadece ekmek ve diğer tahıl ürünlerinden karşılıyoruz. Kişi başına günde 400-450 gram ekmek tüketimi, dünya ortalamasının neredeyse üç katı. Bu durum, ekmeğin beslenme sistemimizde ne kadar baskın bir rol oynadığını gösteriyor. Statista ve World Bank gibi uluslararası araştırma şirketlerine göre, Türkiye’de kişi başına yılda 199,6 kilogram ekmek tüketiliyor, bu da Avrupa ülkelerinin tüketiminin neredeyse 3 katı.

Ancak bu alışkanlığın sürdürülebilirliği konusunda önemli riskler barındırdığı da belirtiliyor. Beyaz ekmek, beyaz pirinç ve normal makarna gibi işlenmiş tahıllar, kan şekerini hızla yükseltip açlık hissi yaratabilir. Bu nedenle, tam buğday, çavdar, siyez gibi daha sağlıklı alternatiflere yönelmek ve tüketim miktarını azaltmak önemlidir. Ayrıca, ekmeklerin içerdiği katkı maddeleri, tuz ve diğer kimyasallar da sağlığımız için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Bu nedenle, ekmek seçimi yaparken ve yemek pişirme sırasında bilinçli olmak, sağlıklı bir beslenme alışkanlığı geliştirmek için atılması gereken ilk adımdır.