Türkiye’nin uluslararası arenadaki diplomatik ilişkilerinde yaşanan hassasiyetli anlarda, kamuoyunun merakla beklediği açıklamalar geldi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, uzun süren sessizliğini bozarak, Azerbaycan ile ilgili tartışmalara ilişkin detaylı bir değerlendirme yaptı. Saral’ın bu ilk açıklaması, krizin ardındaki gerçekleri ve istifa iddialarını netleştirmeye yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Saral, açıklamalarında Azerbaycan’ın Türk devletleri arasında önemli bir kardeşlik bağının olduğunu, bu bağın hassasiyetler gereği zaman zaman gerilmeye açık olduğunu vurguladı. Kendisinin Azerbaycan’daki başörtüsü yasağı konusundaki paylaşımlarının, herhangi bir olumsuz niyetten kaynaklanmadığını, aksine dostane bir uyarı olduğunu savundu. Bu uyarıda, Azerbaycan’da gençlerin geleceğine engel olmamak, onların eğitim haklarını korumak gerektiği temel düşüncesi yer alıyordu. Saral, Cumhurbaşkanımızın bu konudaki hassasiyetini ve talebini dikkate alarak ayrılmayı kabul ettiğini belirtti.
Ayrılma sürecine dair Saral’ın verdiği bilgiler, geçmişte yaptığı açıklamaların ve Azerbaycan’daki tepkinin ardındaki karmaşık durumu gözler önüne serdi. Saral, 12 yıl belediye başkanlığı, 4 yıl milletvekilliği ve 10 yıl Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı olarak görev yapmış, 26 yıldır ülkesine hizmet etme çabasında olduğunu belirterek, konjonktürün ve dönemin bu şekilde ilerlemesinin ne getireceğini beklediğini ifade etti. Milli Görüş camiası içerisinde yetişmiş, milletin arzusu ve beklentileriyle şekillenmiş bir karakter olduğunu vurgulayarak, değerlerine bağlılığını ve milletin manasını her zaman ön planda tuttuğunu belirtti.