Tokat’ın huzurlu yüzeyi, acımasız bir sırrın ortaya çıkışıyla sarsıldı. Uzun süren bir kayıp soruşturmasının ardından, bir ailenin içindeki derin çatışma, korkunç bir eyleme dönüşmüş durumda. Yurt dışında uzun yıllar geçiren Zihni Cankurtaran’ın ani ortadan kaybolması, kızının endişesini artırmış ve güvenlik güçlerinin dikkatini üzerine çekmişti. Emniyet birimleri, oğluna odaklanarak kapsamlı bir araştırma başlatmış ve ardından şok edici bir gerçeği gün yüzüne çıkarmıştı.
Mustafa Cankurtaran, emniyetteki ifadesinde, babasını başından şiddetle vurarak öldürdüğünü, ardından olay yerini gizlemek için dehşet verici bir yöntem uygulamıştı. Yazıcıoğlu Mahallesi’ndeki bir sitenin kadın havuzunun altına cesedi gömüp üzerine kireç döktüğü itirafı, adeta bir travma olarak toplumun zihninde yer etmişti. Bu korkunç eylem, sadece bir cinayet değil, aynı zamanda aile içi ilişkilerde yaşanan derin yara ve güvensizliğin somut bir örneğiydi.
Polis operasyonları sonucunda 9 Ocak’ta, Mustafa Cankurtaran’ın gösterdiği bölgede babasının cesedi tespit edildi. Sanığın yargılandığı süreçte, iddianame detaylı bir şekilde, olayın ardındaki nedenleri ve motivasyonları ortaya koymuştu. Maktulun, oğlu Mustafa Cankurtaran'a noter aracılığıyla Türkiye'deki işlerini ve mal varlıklarını yönetme yetkisi verdiği, ancak oğlunun bu yetkiyi kötüye kullandığı ve mal varlıklarını izinsiz satarak babasıyla tartışmaya başladığı belirtiliyordu. Bu tartışma, kontrolsüz bir şiddet eylemine dönüşmüş ve Zihni Cankurtaran hayatını kaybetmişti.
Mustafa Cankurtaran'ın suçlu bulunması ve hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilmesi, adalet arayışının bir parçasıdır. Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianame, sanığın