Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde, gençlerin dijital dünyayla etkileşimini düzenlemek için atılan adımlar büyük önem taşıyor. Türkiye’de 15 yaş altı kullanıcılar için sosyal medya kullanımına yönelik hazırlanan yasal düzenleme, bu alanda önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. 1 Kasım 2026 tarihinde yürürlüğe girecek olan bu düzenleme, çocukların güvenliğini sağlamak ve siber zorbalık gibi risklere karşı korunmasını amaçlıyor. Bu kapsamda, yaş doğrulama sistemi ve sosyal medya platformlarının yeni yükümlülükleri detaylı bir şekilde inceleniyor.
Düzenlemenin merkezinde yer alan yaş doğrulama süreci, e-Devlet Kapısı üzerinden oluşturulacak dijital belirteçler aracılığıyla gerçekleştirilecek. Kullanıcılar, e-Devlet üzerinden kimliklerini doğruladıktan sonra, kendilerine ait dijital belirteçleri oluşturabilecekler. Bu belirteçler, sosyal medya platformlarıyla paylaşılacak ve platformlar, kullanıcının yaşını otomatik olarak kontrol edebilecekler. Bu sistem, kişisel verilerin korunması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Dijital belirteçte, kullanıcının yalnızca 15 yaşını doldurup doldurmadığı ve 18 yaşına ulaşıp ulaşmadığı bilgileri yer alacak. Böylece sosyal medya platformlarının kullanıcıların T.C. kimlik numarası veya tam doğum tarihi gibi hassas kişisel bilgilerine erişmeden yaş kontrolü yapabilmesi hedefleniyor.
Bu yeni düzenlemenin uygulanması, Instagram, TikTok, YouTube, Facebook ve X gibi sosyal medya platformlarını da etkileyecek. Platformlar, yaş doğrulama sistemini kurmak ve çocukların güvenliğini sağlamaya yönelik yeni yükümlülükleri yerine getirmekle yükümlü olacaklar. 15 yaşını doldurmamış çocukların sosyal medya kullanımına yönelik bu düzenleme, 15-18 yaş aralığındaki gençlere özel hizmetler sunulmasını da öngörüyor. Bu yaş grubundaki kullanıcıların hesapları varsayılan olarak gizli olacak ve herkese açık hale getirilemeyecek. Gençler yalnızca takip ettikleri hesaplardan mesaj alabilecek, hesapları üzerinden canlı yayın yapamayacaklar. Ayrıca çocuk kullanıcıların takipçi ve takip edilen listeleri diğer kullanıcılara gösterilmeyecek, bu yaş grubuna kişiselleştirilmiş reklam sunulması da engellenecek. Bu yaklaşım, çocukların siber zorbalık ve uygunsuz içeriklere maruz kalma riskini azaltmayı hedefliyor.
Sonuç olarak, 15 yaş altı sosyal medya yasağı, dijital dünyada çocukların güvenliğini sağlamak için atılan önemli bir adımı temsil ediyor. Bu düzenlemenin başarılı bir şekilde uygulanması, hem platformların hem de kullanıcıların bilinçli davranmasını gerektirecek. Bu düzenlemenin getirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmesi, çocukların siber zorbalık, uygunsuz içerik ve kişisel verilerin kötüye kullanılması gibi risklere karşı korunmasına katkı sağlayacaktır. Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğunda bu düzenleme, yeni bir dönemin başlangıcı olarak kabul edilebilir.