Erzincan’ın Kemaliye ilçesinin gizli kalmış köşesi Başbağlar Köyü, 5 Temmuz 1993'te tarihe kara bir damla döktü. Bu gün, sadece bir köy için değil, Türkiye’nin terörle mücadelesinin acı bir hatırlatıcısı olarak kalacaktır. O gün, terör örgütü PKK'nın kasabettiriciliğini ve şiddet yöntemlerini bir kez daha gözler önüne seren bir saldırı gerçekleşti. Akşam namazı kılmak isteyen köylüler, beklenmedik bir felakete sahne oldular.
Saldırıda, 28 masum insan hayatını kaybetti. Bu gazi isimlerin arasında, bir anne ve bir çocuk da yer alıyordu; bu da olayın acılarını kat ve kat artırmıştı. Olay, bölgedeki güvenlik açıklarını ve devletin terörle mücadeledeki zorluklarını bir kez daha ortaya koydu. Saldırının ardından, Başbağlar Köyü, acının ve yasın derinliklerinde kaybolmuş, unutulmuş bir cennet gibiydi.
Olayın üzerinden geçen yıllara rağmen, Başbağlar Köyü'ndeki o karanlık anı, yerleşim yerinin hafızasında yaşamaya devam ediyor. O gün yaşananlar, terörün insan hayatına verdiği zararın ne kadar büyük olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Olayın detayları, hem devletin terörle mücadele stratejilerini sorgulatıyor, hem de masum insanların hayatının terörün hedefi olabileceğini gösteriyor.
Başbağlar Köyü'ndeki bu trajik olay, Türkiye’nin terörle verdiği mücadelede yaşanan kayıpların sadece bir örneğiydi. Bu olay, aynı zamanda terörün insan ruhuna verdiği zararın ve toplum üzerindeki etkilerinin de bir göstergesi olarak kabul ediliyor. O gün hayatını kaybedenlerin isimleri, her yıl anılıyor, anıtları ziyaret ediliyor ve bu acı olay, gelecek nesillere aktarılıyor. Başbağlar'ın hikayesi, terörün karanlığını aydınlatmaya ve bu tür olayların bir daha yaşanmaması için çabalamaya devam etmenin önemini vurguluyor.