Kocasinan'daki hurda deposunda çıkan yangının ardından ortaya çıkarılan Mustafa Bayraktar cinayeti, adalet sisteminin hassasiyetini bir kez daha gözler önüne serdi. 27 Mart 2024’te yaşanan ve hayatı sona erdiren bu olay, Bakırköy 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde kapsamlı bir yargılama sürecine yol açtı. Duruşma, tutuklu sanıklar Batın Dalga ve annesi Hasret Dalga ile şikayetçi Elif Bayraktar, Kader Köse ve avukatların katılımıyla gerçekleşti. Sanıkların savunmaları, mahkeme heyetinin dikkatli bir değerlendirmesine neden oldu.

Duruşmanın en dikkat çekici anlarından biri, şikayetçi Elif Bayraktar’ın sanıkların iddialarına karşı sunduğu mesaj kayıtları oldu. Bayraktar, Mustafa Bayraktar’ın o geceye hayatını kaybederek öldüğüne dair savunmalara meydan okuyarak, kayıtların canlı şahit olduğunu vurguladı. Sanık Hasret Dalga ise suçlamaları reddederek, beraatini ve tahliyesini talep etti. Batın Dalga da benzer şekilde beraat ve tahliye talebinde bulundu, ancak mahkeme heyeti sanıkların eylemlerini kabul etti.

Mahkeme, sanıklar Hasret Dalga ile Batın Dalga’yı ‘Kasten Öldürme’ suçundan, delillerle örtüşen ve olayın akışını çizen itiraf ve güvenlik kamerası kayıtları göz önüne alınarak müebbet hapis cezasına çarptırdı. İyi hal indirimi uygulamasından yararlanılarak cezalar 25’er yıla düşürüldü. Olayın karmaşıklığı, sanıkların davranışları ve olayın ardından ortaya çıkan bilgiler, adalet sisteminin zorlu sınavını verdi.

İddianamede yer alan bilgiler, olayın ilk aşamalarını detaylı bir şekilde aktarmıştı. Yangın ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen ekipler, depoda bulunan varil içinde elleri bağlı ve kısmen yanmış ceset buldu. Sanık Batın Dalga’nın, babasının cezaevinde olması nedeniyle depoya ilgisini göstermesi, Mustafa Bayraktar’ın kayıp başvurusu ve güvenlik kamerası kayıtları, sanıkların suçlu olduğunu gösteren önemli deliller oluşturmuştu. Mahkeme kararı, bu karmaşık soruşturmanın ve delil takibinin sonucunu gösterdi ve adalet arayışının önemini bir kez daha vurguladı.