Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki kritik oylamada elde edilen sonucu, ülkesi için tarihi bir dönüm noktası olarak tanımladı. ABD’nin uzun yıllardır uyguladığı, Küba’nın ekonomik ve ticari hayatını derinden etkileyen ambargoya karşı, küresel bir ittifakın oluşturulması, Díaz-Canel’e göre, sadece bir oylama değil, aynı zamanda küresel güç dengelerinin yeniden şekillenmesinde bir adımı temsil ediyor.
Díaz-Canel, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, oylamanın seyrini belirleyen yoğun diplomatik çabaları ve küba halkının yılmaz direncini vurguladı. “Bu oylama, dünya sahnesinde, ABD’nin uygulamaya koyduğu acımasız sarsıntı ve zorlama taktiklerine karşı, küresel bir uyumun ve direncin zaferidir. Küba halkının, adaleti ve özgürlüğü için verdiği mücadele, bugün burada somut bir başarıya dönüşmüştür. Bu zafer, yalnızca Küba için değil, aynı zamanda tüm küresel özgürlük arayışına adanmış olanlara bir ilham kaynağı olacaktır,” şeklinde konuştu.
Oylama sonucunda, 17 ülke ambargonun devam etmesi yönünde oy kullanırken, 130 ülke, küba’ya uygulanan ekonomik ve ticari blokajın sona erdirilmesi için destek verdi. Bu durum, ABD’nin uluslararası izolasyonunu derinleştirirken, Küba’nın tek başına yürütülen mücadele gücünü pekiştirdi. Díaz-Canel, bu sonucu, “Küba’nın, uluslararası toplumun kalbinde yer edinmesinin ve küresel adalete doğru ilerlemenin bir kanıtı” olarak değerlendirdi.
Oylamanın sonuçları, Küba’nın, ekonomik zorluklara rağmen, uluslararası arenada daha güçlü bir konuma gelmesine katkı sağlayacak. Díaz-Canel, bu zaferin, “Küba’nın, küresel siyaset ve ekonomideki rolünün daha da güçleneceğini” ve “ülkenin, dünya ile daha fazla işbirliği yapma fırsatlarına” yol açacağını vurguladı. Ayrıca, “Bu zafer, küresel siyasi arenada, adaletsiz ve ayrımcı politikaların ne kadar büyük bir muhalefetle karşı karşıya olduğunu gösteriyor,” diyerek, uluslararası toplumun, Küba’nın karşılaştığı zorluklara karşı daha duyarlı olmasını beklediğini ifade etti.