Dünyanın en saygın tıp dergilerinden The Lancet’ın hazırladığı 'Geri Sayım 2026' raporu, iklim değişikliğinin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin giderek artan tehlikeyi gözler önüne seriyor. Rapor, son yıllarda kaydedilen artışların, sadece çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda insan sağlığı için doğrudan ve acil bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor. Özellikle, yükselen sıcaklıklar ve aşırı hava olaylarının, küresel ölçekte ölüm ve hastalık oranlarını artırdığına dikkat çekiliyor.

Raporun temel bulguları, 2016-2023 yılları arasındaki aşırı sıcakların, dünya genelinde 540 binden fazla ölümle sonuçlandığını ve bu kaybın büyük bir bölümünün doğrudan iklim değişikliğinin yarattığı koşullar nedeniyle meydana geldiğini ortaya koyuyor. 2023 yılına ait veriler ise, bu tehlikenin ne kadar aciliyetle ele alınması gerektiğini gösteriyor: Yüzlerce bin kişinin canını alan aşırı sıcaklar, bu yılın en büyük sağlık felaketlerinden biri haline geldi. Rapor, bu tür olayların, sadece bireysel yaşamları değil, aynı zamanda küresel ekonomik faaliyetleri de olumsuz etkilediğini belirtiyor.

Raporun, University College London ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) işbirliğiyle hazırlanan 100'den fazla kurumdan 146 araştırmacının katılımıyla hazırlanmış olması, bulgularının ne kadar güvenilir olduğunu gösteriyor. Ancak, raporun en çarpıcı yanı, siyasi otoritelerin sağlığın korunmasına yeterince öncelik vermediği ve gerekli mali kaynakları sağlamakta geciktiği gerçeği. Rapor, sağlık koruma gereksinimleri ile ayrılan fonlar arasındaki uçurumu acil bir şekilde kapatılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, 2025 yılına kadar dünya genelinde 1 trilyon dolardan fazla potansiyel gelir kaybının aşırı sıcakların neden olduğu iş gücü ve üretim kayıpları nedeniyle yaşanacağını tahmin ediyor.

Son olarak, rapor, küresel temiz enerji yatırımlarının 2025’te 2,1 trilyon dolara ulaşmasına rağmen, fosil yakıtların hala enerji arzının büyük bir bölümünü oluşturmaya devam ettiğini hatırlatıyor. Rapor, uluslararası kurumlara ve hükümetlere, iklim kaynaklı sağlık risklerine öncelik vermesini, karbon emisyonlarını azaltma çabalarını hızlandırmasını ve küresel işbirliğini güçlendirmesini talep ediyor. Raporun yayınlanması, DSÖ'nün benzer bir konuda ‘sağlık acil durumu’ ilan etme çağrılarına da ışık tutuyor ve iklim değişikliğinin insan sağlığı üzerindeki potansiyel yıkımının farkına dikkat çekiyor.