İsrail'de dün gerçekleşen parlamento seçimlerinin ardından, seçim oyların yüzde 84,5'sinin sayılmasıyla beraber siyasi arenada belirsizlik perdesi gerilmiş durumda. Mevcut verilere göre, iktidar koalisyonu 54, muhalefet ise 49 sandalye ulaşmış durumda. Bu durum, iki bloğun koalisyon kurmak için yoğunlaştığı bir mücadeleyi işaret ediyor.
Seçimlerde Likud Partisi, 27 sandaleyle en güçlü parti konumunda. Ancak, Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi, 22 sandaleyle ikinci sıraya yerleşmiş durumda. Bu sonuç, seçmenlerin özellikle sosyal konular ve ekonomik politikalar konusundaki hassasiyetini gözler önüne seriyor. Ayrıca, Filistinli seçmenlerin temsilcisi olan partilerin toplamda 17 sandalye elde etmesi, koalisyon müzakerelerinde önemli bir faktör olmaya hazırlanıyor.
Ortak Liste 11, Raam Partisi'nin 6 milletvekiliyle temsil edilmesi, İsrail siyasetinde farklı etnik ve dini grupların temsilini güçlendirme çabalarının bir göstergesi. Birlikte Listesi 12, İsrail Evimiz Partisi 7 ve Demokratlar Partisi 8 sandalye ile de önemli bir destek havuzu oluşturuyor. İktidar blokunda ise Ultra-Ortodoks Yahudi partileri, özellikle Şas Partisi ve Birleşik Tevrat Yahudiliği, 7'şer sandalye ile güçlü bir varlık sergiliyor. Aşırı sağcı Itamar Ben-Gvir'in Yahudi Gücü Partisi ve Bezalel Smotrich'in Dini Siyonizm Partisi de 7 ve 6 sandalye ile önemli bir rol oynayacak gibi görünüyor.
Oy sayımının henüz tamamlanmaması ve partilerin çıkardığı sandalyelerdeki küçük değişikliklerin bile sonuçları etkileyebileceği gerçeği, koalisyon kurma sürecini daha da karmaşık hale getiriyor. Özellikle Filistinli seçmenlerin temsilcisi olan partilerin elde ettiği sandalye sayısı, iktidar blokunun da koalisyon kurma hedeflerini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, İsrail siyaseti uzmanları, önümüzdeki günlerde iki bloğun arasında yapılacak müzakerelerin sonuçlarını yakından takip ediyor.