İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, son dönemde ABD ile potansiyel diyalog ihtimalleri hakkında yayılan iddialara karşı sert bir duruş sergiledi. İran Küresel Ajansı IRNA’ya yaptığı açıklamada, ABD yetkilileriyle herhangi bir görüşme planının bulunmadığı ve bu konudaki iddiaların gerçekliği yansıtmadığı vurgulandı. Bakan Arakçi, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in İran’ın üst düzey güvenlik yetkilisi Muhsin Rızai’ye gönderdiği öne sürülen mektubun dikkatlice incelendiğini ve ilgili kurullarda ele alındığını ifade etti.

Arakçi, Vance’in mektubunun, ABD’nin diyalog başlatma ve daha geniş bir anlaşmaya ulaşma çabasının bir parçası olarak değerlendirilebileceğini belirtirken, mevcut durumda ülkesinin şartlarının açık olduğunu ve bu nedenle görüşmeye gerek görmediklerini vurguladı. Katar ve Pakistan gibi arabulucu ülkelerle devam eden müzakerelerin, ABD’nin İran’ın şartlarını kabul etmesi halinde müzakerelerin doğrudan mı yoksa dolaylı mı olacağına karar vermede kritik bir rol oynayacağını ifade etti. Bu durum, İran’ın müzakerelerde belirli bir çerçeve içerisinde ilerleme arayışında olduğunu gösteriyor.

Hürmüz Boğazı’nın açılması konusundaki hassasiyet de Arakçi’nin açıklamalarında önemli bir yer tuttu. Katar ve Pakistan ile yapılan görüşmeler sonucunda, boğazın açılmasının 7 güne indirilmesi talebi ortaya atılmış, daha sonra bu süre 2 güne kısılmış. Bakan Arakçi, İran ve Umman tarafından belirlenen yeni geçiş rotasının kabul edilmesi ve alternatif güzergahların kapatılması şartının, boğazın açılmasını garantileyeceğini açıkladı. Bu stratejik nokta üzerindeki kontrolü yeniden sağlamak, İran için öncelikli bir hedef olarak kalmaya devam ediyor.

Savaş senaryolarına karşı hazırlıklı olduklarını belirten Arakçi, ABD’nin İran’ın petrol satışına yönelik muafiyetin yeniden yürütülmesini ve Katar’dakiler dahil olmak üzere ülkesinin dondurulmuş tüm varlıklarının serbest bırakılmasını talep etti. Ayrıca, ABD’nin İran’ın şartlarını kabul ettikten sonra müzakerelerin nasıl şekilleneceğine dair belirsizlik devam ederken, İran’ın tüm potansiyel senaryolara karşı hazırlıklı olduğunu ve diplomatik çabalarını sürdüreceğini vurguladı. İran’ın, uluslararası arenadaki konumunu güçlendirmek ve çıkarlarını korumak adına, diyalog kapısını tamamen kapatmak yerine, belirli şartlar çerçevesinde müzakerelere açık kalmaya devam edeceği anlaşılıyor.