Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndaki panelde konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, insanlığın geleceği için yeni bir paradigma oluşturacak bir yaklaşımı temsil eden Sıfır Atık Hareketi'ni merkeze yerleştirdi. Bakan Kurum, bu hareketi, yalnızca atıkları azaltmanın ötesine geçerek, doğayla insanın uyum içinde yaşaması gerektiği temelini barındıran bir evrimsel sürecin başlangıcı olarak tanımladı. Anadolu’nun zengin kültürel mirasını ve doğal kaynaklarına duyduğu saygıyı yansıtan bu hareket, toplumun her katmanına yayılmış, sürdürülebilir bir yaşam tarzının somut bir örneği haline geldi.

Bakan Kurum, özellikle iklim değişikliği bağlamında, küresel arenada Türkiye’nin oynayacağı rolün kritik önemine dikkat çekti. Dünya’nın karşı karşıya olduğu büyük belirsizliklerin, siyasi ve ekonomik istikrarsızlıkların, insanlığı acil çözümler aramaya zorladığını vurguladı. Antalya’da yaşanan şiddetli hortum ve beraberinde getirdiği can kayıpları, iklim krizinin acı sonuçlarını gözler önüne serdi. Bu felaket, Türkiye’nin Akdeniz havzası olarak iklim değişikliğinin etkilerine karşı en hassas bölgelerden biri olduğunu bir kez daha hatırlatarak, bu konuda daha kapsamlı ve etkili önlemler alınması gerektiğini işaret etti.

Sıfır Atık Hareketi’nin, Türkiye’nin iklim diplomasisini nasıl şekillendirdiğini anlatan Kurum, bu yaklaşımın sadece bir eylem programı olmadığını, aynı zamanda küresel ölçekte ortak akıl yürütme ve işbirliği mekanizmalarının geliştirilmesine katkı sağladığını savundu. Özellikle Depozitolu Ambalajlar Sistemi ile 520 milyon ambalajın ekonomiye geri kazandırılması, küresel sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşma yolunda önemli bir adım olarak değerlendirildi. Bakan Kurum, bu başarıyı, Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin liderliğinde gerçekleştirilen bir çabanın sonucunda elde ettiklerini ve bu çabaya yakışır bir şekilde devam edeceklerini belirtti.