Beykoz Belediyesi'nin 2025 yılı bütçe incelemesi sonucunda Sayıştay tarafından ortaya çıkan rapor, belediyenin sosyal yardım harcamalarında ciddi eksikliklere işaret ediyor. Rapor, sosyal yardımların dağıtım süreçlerinde ve ‘huzur hakkı’ adı altında yapılan ödemelerde, yetersiz denetim ve şeffaflık sorunlarının derin olduğunu gösteriyor. Bu durum, belediyenin kaynaklarının nasıl kullanıldığını ve kimlere ulaştığını sorgulamaya yol açıyor.
Özellikle, belediye başkanvekili görevini yürüten ve daha önce CHP'den AKP'ye geçiş yaparak rozet taktırmasına rağmen, sosyal yardım dağıtımında adil olmayan uygulamaların tespit edilmesi büyük şaşkınlık yaratmış durumda. Yaklaşık 1.600 sosyal destek kartı alan bireyin, ihtiyaç sahibi olma şartını taşımadığına dair bulgular, sistemin ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, sosyal yardımların temel amacından sapmış ve lüks yaşam tarzlarına sahip kişilerin de faydalanmasına zemin hazırlamış.
En dikkat çekici bulgu ise, birden fazla mücevher ve geniş malikane sahibi olan bireylere yönelik sosyal yardımların dağıtılması oldu. Özellikle, lüks otomobili ve 25 fındık bahçesi bulunan bir şahsiyetin de sosyal destek kartı alması, kamuoyunda büyük bir tepki uyandırdı. Bu tür uygulamalar, sosyal yardımların amacını perçinlemeden, imkan sahibi olan kişilere doğrudan kaynak aktarımına dönüşmüş gibi görünüyor. Bu durum, belediyenin kaynaklarının doğru ve adil bir şekilde kullanılıp kullanılmadığı konusunda ciddi şüpheler uyandırıyor.
Bu iddialar, Beykoz Belediyesi’nin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine uyup uymadığını tartışmaya açarken, benzer uygulamaların diğer belediyelerde de olup olmadığını da merak konusu haline getirdi. Bu tür tespitler, yerel yönetimlerin sosyal yardım programlarını düzenlerken daha titiz ve şeffaf bir yaklaşım sergilemelerini gerektiriyor. Aksi takdirde, kaynakların kötüye kullanılması ve kamu kaynaklarının adil dağıtılamaması gibi sorunlar devam edebilir.