İzmit Körfezi'nin doğu kıyı bölgelerinde uzun yıllardır biriken dip çamurlarının temizlenmesi, bölgenin ekosistem sağlığı ve deniz ulaşımı için hayati bir öneme sahipti. Bu kapsamda, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ortaklaşa yürüttüğü kapsamlı operasyon, bilimsel verilerle desteklenerek gerçekleştirildi. Projenin hedefleri, sadece çamurların fiziksel olarak uzaklaştırılmasıyla kalmayıp, aynı zamanda bölgenin uzun vadeli çevresel sürdürülebilirliğinin sağlanmasıydı.
Mayıs 2023’te başlayan ve 3,8 milyon metreküp çamurun temizlenmesini hedefleyen ilk aşamada, 468 hektarlık bir alanda yoğun çalışmalar yürütüldü. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin açıklamaları, projenin ilk yılında 190 hektarlık alanda 1,73 milyon metreküp çamurun başarıyla çıkarıldığını gösteriyor. Bu önemli ilerleme, projenin ilk etabının tamamlanmasıyla birlikte, bölgedeki deniz yaşamının yeniden canlanması için umut verici bir adım olarak değerlendirildi. 7 Eylül 2026 tarihli bir duyuruyla, projenin ikinci etabının da başarıyla tamamlandığı ve toplamda 2,4 milyon metreküp çamurun deniz tabanından uzaklaştırıldığı ilan edildi.
Projenin bilimsel temeli, 2016 yılında başlatılan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) arasındaki işbirliğiyle kuruldu. Bu işbirliği sonucunda, Körfezin doğu bölümündeki çamurun kimyasal ve fiziksel özellikleri detaylı bir şekilde analiz edildi. İstanbul Üniversitesi ve TÜBİTAK MAM tarafından hazırlanan fizibilite raporları, bölgedeki çamurun miktarının ve yapısının belirlenmesinde kritik rol oynadı. Bu sayede, temizleme yöntemlerinin en etkili şekilde seçilmesi ve uygulanması mümkün hale geldi.
Operasyonun uygulanmasında, deniz tabanından çamurun çıkarılması, susuzlaştırılması ve bertaraf edilmesi için yenilikçi bir yöntem kullanıldı. Gemiler ve özel boru sistemleri aracılığıyla çıkarılan çamur, Kocaeli’ndeki bir şantiye alanına taşınarak, ardından susuzlaştırma tesislerinde işlenmeye alındı. Bu süreçte, çamurdan ayrılan suyun geri dönüşümünü sağlayarak, projenin çevresel etkilerini minimize etmeye yönelik çalışmalar da yürütüldü. Proje, ilk dönemde geotekstil tüplerde çamurun birikirilerek kurutulması yöntemiyle de desteklendi ve bu alandaki ilerlemeler dikkatle takip edildi. Toplamda 3.500 geotekstil tüp kullanılarak 1.031 tüpte çamur kurutulmuş olup, bu stratejiyle çamurun hacmi önemli ölçüde azaltılmış ve bertaraf edilmesi kolaylaştırılmıştı.