Kızıltepe'nin kalabalık bağrında, hayatın acı ve umutla iç içe geçtiği bir an. İzzettin Aydoğan, oğlunun, Sabahatin Aydoğan'ın Ukrayna topraklarında belirsiz bir kaderle karşı karşıya olduğunu düşünüyor. Çifte vatandaş olan Sabahatin'in, Rusya'ya giderek askeri bir görevde yer aldığı ve ardından Ukrayna cephe hattına sürüklenerek esir alındığına dair endişeleri, 3,5 yıldır devam eden sessizliğin ağırlığıyla katlanıyor.

Aydoğan ailesinin yaşadığı bu travmatik süreçte, oğullarının hayatta olup olmadığı, yaşam koşulları ve evine dönüp dönemeyeceği gibi sorular, aklın sınırlarını zorluyor. Oğlunun Türkiye ve Rusya'da hukuki haklarının olduğunu vurgulayan Aydoğan, “Oğlumuzun akıbeti için yetkililerin acil müdahalesine ihtiyaç duyuyoruz. Bu süreçte elde ettiğimiz her türlü bilgiyi, oğlumuzun sağlığı ve güvenliği için kullanmaya hazırız” diyerek yetkililere çağrıda bulunuyor.

Olayın karmaşıklığına dikkat çeken uzmanlar, Rusya-Ukrayna arasındaki askeri operasyonların, sivil vatandaşların hayatlarını nasıl etkilediğini ve bu tür durumlarda ailelerin yaşadığı çaresizliği gözler önüne seriyor. Aile, Cumhurbaşkanlığına resmi bir ricada bulunmuş, oğullarının kurtarılması için tüm imkanları seferber etme sözü vermişler.