Orta Doğu coğrafyasında askeri hareketlilik tehlikeli bir boyuta ulaştı. Tahran yönetimi, son beş hafta içerisinde Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in askeri hamlelerine karşılık olarak bölge genelinde geniş çaplı bir operasyon başlattı. 28 Şubat tarihinden itibaren ivme kazanan bu misilleme harekatı kapsamında, Körfez bölgesindeki yedi Arap ülkesinde konuşlu bulunan ABD üsleri ve kritik altyapı tesisleri doğrudan hedef alındı. Bölge ülkelerinin savunma birimlerinden alınan verilere göre, bu süre zarfında fırlatılan füze ve insansız hava araçlarının (İHA) toplam sayısı 5 bin 850'yi aşmış durumda.

Saldırı dalgasından en ciddi şekilde etkilenen aktör Birleşik Arap Emirlikleri oldu. BAE Savunma Bakanlığı tarafından paylaşılan verilere göre, ülkenin hava savunma sistemleri yaklaşık 500 balistik füze ve 2 binden fazla kamikaze İHA'yı havada imha etmek zorunda kaldı. İstatistiksel veriler, İran'ın gerçekleştirdiği bu devasa hava harekatının yaklaşık yüzde 15'lik bir kısmının doğrudan İsrail hedeflerine yönelik olduğunu, operasyonun büyük bir bölümünün ise müttefik ülkelerdeki Amerikan varlığını hedef aldığını ortaya koyuyor.

Kuveyt ve Bahreyn de saldırıların yoğun yaşandığı diğer stratejik noktalar arasında yer aldı. Kuveyt semalarında binden fazla hava unsuru engellenirken, Bahreyn savunma sistemleri 600'den fazla hedefi etkisiz hale getirdiğini duyurdu. Benzer şekilde Katar, Ürdün ve Suudi Arabistan da kendi sınırları içerisindeki stratejik noktaları korumak adına yüzlerce füze ve İHA saldırısına karşı savunma yapmak zorunda kaldı. Umman Sultanlığı ise daha düşük ölçekli olsa da benzer hava tacizlerine maruz kaldığını bildirdi.

Bölgedeki bu büyük çaplı çatışma ortamı, Şubat ayının sonunda Washington ve Tel Aviv'in İran topraklarına yönelik başlattığı operasyonlarla fitillendi. Söz konusu saldırılarda üst düzey İranlı yetkililerin hayatını kaybetmesi, Tahran'ın bölgedeki ABD askeri üslerine karşı topyekün bir misilleme başlatmasına neden oldu. Halen devam eden diplomatik görüşmelere ve müzakere arayışlarına rağmen, sahadaki askeri hareketliliğin ve karşılıklı misillemelerin şiddeti azalmadan devam ediyor.