Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından önemli değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Libya’daki son gelişmeler ve muhalefetin toplumsal havayı etkilemeye yönelik hamleleri üzerine dikkatini çekerek, ülkenin uluslararası arenadaki konumunu ve iç dinamiklerini pekiştirmeye çalıştı. Özellikle, ‘savaş jargonunun’ ve ‘sorumsuzlukların’ eleştirisiyle, Türkiye’nin barışçıl ve istikrar odaklı dış politika vizyonunu vurgulamaya özen gösterdi.

Erdoğan, Libya’daki stratejik ortaklıkların önemine vurgu yaparak, Türkiye ve Libya arasında imzalanan deniz yetki alanı mutabakatının, ‘meşru hakların garanti altına alındığı’ ve ‘Türkiye’nin ilk günden beri savunageldiği tek devlet ilkesinin’ vücut bulduğu bir adım olarak tanımladı. Libya Temsilciler Meclisi’nin oy birliğiyle bu mutabakatı onaylaması, siyasi farklılıklara rağmen ortak menfaatleri hedefleyen bir yaklaşımın somut örneği olarak kabul edildi. ‘Kardeşlerimizin millî menfaatlerine dair hususlarda müşterek hareket etmesi’ gerektiği vurgusu, Türkiye’nin bölgesel diplomasisinin temel prensiplerinden birini daha pekiştirdi.

Cumhurbaşkanı, muhalefetin ‘savaş jargonuna’ ve ‘sokağa teslim edilecek bir ülke’ imajına yönelik eleştirilerini sürdürerek, bu söylemlere karşı durmanın önemine dikkat çekti. ‘Türkiye’nin her karışında sulhü sükünün hakim olduğu’ ve ‘86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı’ gerçeğini hatırlatarak, ülkenin istikrarı ve güvenliği için gereken hassasiyetin gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle, basın özgürlüğü bahanesiyle hükümete yönelik eleştirilerin, geçmişte yaşanan tehditleri ve saldırıları hafife almaması gerektiği vurgulandı. Türkiye’nin medya çeşitliliği açısından dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğu ve farklı görüşlerin özgürce ifade edilebildiği bir ortamın, ülkenin sosyolojik zenginliğinin bir göstergesi olduğu belirtildi.