Antalya İklim Meclisi'nin, şehrin geleceği için bir dönüm noktası niteliğindeki ‘Su Manifestosu’nu 24 Ekim 2026 tarihinde Konyaaltı Belediyesi Nazım Hikmet Fuar ve Kongre Merkezi'nde büyük bir coşkuyla açıkladı. Yuva Derneği'nin ev sahipliği yaptığı bu önemli çalışmaya, Antalya'nın beş merkez ilçesinden 50'den fazla sivil toplum örgütü temsilcisi, bilim insanı ve uzman katıldı. İki günlük yoğun oturumların ardından ortaya çıkan ortak akılla şekillenen talepler, Antalya'nın su kaynaklarının sürdürülebilirliğine dair önemli bir tartışma başlatıyor.
Katılımcılar, uzman görüşleri doğrultusunda yoğun bir şekilde bilgi alışverişinde bulundular. Ortaya çıkan sekiz temel öneri, meclis üyelerinden önemli bir destek (yüzde 64 ile 80 arasında) alarak, ilgili bakanlıklar ve yerel yönetimlere yönelik doğrudan bir çağrı niteliğinde. Bu talepler, Antalya'nın su kaynaklarının korunması ve etkin yönetimi için bir yol haritası sunuyor.
En yüksek desteğe sahip ilk öneri, akıllı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması ve damla sulama teknolojilerinin kullanımının artırılması oldu (yüzde 80). Bu yaklaşım, suyun daha verimli kullanılmasını ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini hedefliyor. İkinci en popüler talep ise, iklim ve su okuryazarlığının ilkokul ve ortaöğretim müfredatlarına entegre edilmesini, öğrencilere suyun değerini ve korunmasının önemini öğretmeyi amaçlıyor (yüzde 73). Bu sayede gelecek nesiller, su kaynaklarının korunması konusunda bilinçli bireyler olarak yetişecektir.
Manifesto, kaçak kuyuların denetlenmesi ve kontrol altına alınması, tarım ve turizm sektörlerinde su kullanımına getirilebilecek sınırlamaların uygulanması ve yağmur suyunun toplanıp yeniden kullanılması gibi önemli hususları da içeriyor. Özellikle, Devlet Su İşleri'nden (DSİ) 2027'ye kadar tarımsal ve ticari kuyulara sayaç takılması, kaçak sondajlara karşı yaptırımların artırılması ve tarım ve turizm sektörlerine su kullanım limitlerinin belirlenmesi talep ediliyor. Bu adımlar, su kaynaklarının aşırı kullanımını önleyerek, kaynakların sürdürülebilirliğini sağlayacaktır. Manifestoda ayrıca, çiftçilere su tasarrufu konusunda destek sağlanması ve çevreye duyarlı ürünlerin teşvik edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu yaklaşım, hem çiftçilerin geçimini koruyacak hem de su kaynaklarının korunmasına katkı sağlayacaktır.