Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin inceleme sürecine sunmaya hazırlanadığı bir yasa teklifi, Genel Sağlık Sigortası (GSS) altında uzun yıllardır süregelen prim borçlarıyla mücadele etme çabalarına yeni bir soluk getirecek. Bu kapsamlı düzenleme, sigortacılık sisteminin önemli bir parçası olan GSS’nin geçmişteki borçlarını ortadan kaldırarak milyonlarca vatandaşa büyük bir rahatlama sağlayacak.
2022’den itibaren yürürlüğe giren 10 yıllık zamanaşımı ve borç terkin uygulamalarıyla benzer bir deneme yapılmış olsa da, bu yeni teklif daha kapsamlı bir çerçeve sunuyor. Teklif, belirli kriterleri sağlayan hak sahiplerinin prim yükümlülüklerini ve fer'i alacaklarını tamamen ortadan kaldıracak. Bu durum, özellikle uzun süredir sistemin karmaşıklığı içinde sıkışıp kalmış ve ödeme imkanlarını yitirmiş milyonlarca vatandaş için umut vadediyor.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre, Türkiye’deki GSS kapsamındaki yaklaşık 9,5 milyon 34,8 hanede, 2,5 milyon 75’i kendi primlerini ödeyen, yaklaşık 7,4 milyon hanenin ise primlerini devletin karşıladığı görülüyor. Bu karmaşık tablo, yeni yasa teklifiyle birlikte daha da net bir şekilde şekilleniyor. Teklif, 2016 yılına kadar olan prim borçlarını silerek, sistemdeki yükü hafifletmeyi hedefliyor.
Yasa teklifinin kabul edilmesi halinde, 2016 yılına ait anapara borçları, gecikme faizleri ve gecikme cezaları 1 Ocak 2027 itibarıyla yasal olarak silinecek. Ancak, 2017 yılı ve sonrasında biriken borçlar teklifte yer almıyor. Bu dönemlere ilişkin prim yükümlülüklerinin silinebilmesi için ilerleyen yıllarda yeni bir yasal düzenleme yapılması gerekecek. 2016 yılı borcu silinen kişilerin SGK anlaşmalı özel sağlık kuruluşlarından yararlanabilmesi, sonraki dönemlere ait borç durumuna bağlı olacak. 2017 sonrasına ait borcu devam edenler, kamu hastanelerinden 2026 yıl sonuna kadar faydalanabilecek ancak özel hastanelerden hizmet alamayacak. Bu durum, sağlık hizmetlerine erişimde önemli bir farkı ortadan kaldırabilir.