ABD Başkanı Donald Trump, Florida'daki bir mitingte, İran'a karşı sürdürülen stratejinin sonuçlarını değerlendirirken, alışılmadık bir dil kullanmaya devam etti. Trump, İran'ın anlaşma şartlarına uymaması durumunda, ülkeye yönelik daha iddialı bir yaklaşımın mümkün olduğunu ima etti. Konuşmasında ‘Destansı Öfke Operasyonu’ terimini tekrar kullanarak, bu potansiyel eylemin, ülkenin nükleer hedeflerini ortadan kaldırma başarısına kıyasla, daha geniş kapsamlı bir operasyon olabileceğini vurguladı.

Trump, İran'ın nükleer kapasitesinin önemli ölçüde azaltıldığını ve bu durumun, uluslararası arenada elde edilen bir kazanım olduğunu vurgularken, aynı zamanda bu başarının yeterli olmadığını ve ‘destansı bir tepki’ verme imkanının bulunduğunu belirterek, İran'ın gelecekteki eylemlerine dair endişelerini dile getirdi. Bu yaklaşım, Kongre'nin ara seçimlerinde seçmenlere yönelik, güçlü ve kararlı bir lider imajı sergileme çabasının bir parçası olarak yorumlanabilir.

Konuşmasının dikkat çekici bir anı ise, Küba'ya yönelik yaklaşım oldu. Trump, Küba ile anlaşma sağlanması için Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yu görevlendireceğini duyurarak, İran'dan dönüş yolunda ABD savaş gemilerinin Küba'nın yakınından geçerek, ‘teslim alma’ operasyonu düzenleme potansiyelini gündeme getirdi. Bu iddialı plan, savaş gemilerinin belirli bir mesafeden uzaklıkta demirlemesi ve teslim olma talimatını takip etmeleri üzerine kurulu.