Kerek'de yaşanan acı olay, uluslararası toplumun vicdanını derinden etkiledi. Bir kilisede gerçekleştirilen saldırı, masum sivillerin hayatını sonlandırdı ve birçok kişiyi yaraladı. Bu kabul edilemez eylem, farklı ülkelerden ve kuruluşlardan güçlü bir kınama tepkisiyle karşılaştı. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler gibi küresel aktörler, saldırının şiddetle lanetlendiğini ve Ürdün ile dayanışma içinde olduklarını açıkça ifade ettiler.
Saldırıyı kınayan ülkeler arasında Lübnan, Irak, Filistin, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Suriye, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Suudi Arabistan gibi önemli merkezler yer aldı. Bu ülkeler, Ürdün'ün güvenliğini ve istikrarını tehdit eden eylemlere karşı duruşlarını teyit ederek, terörle mücadelede Ürdün'ün yanında olduklarını vurguladılar. Özellikle Irak ve Mısır liderleri, saldırının farklı topluluklar arasında ayrılık tohumları eylemeyi amaçladığını belirterek, toplumsal uyumu koruma çağrısında bulundular.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, saldırının şiddetle kınanmasının yanı sıra, kurbanların ailelerine başsağlığı diledi ve yaralılara acil şifa temennisinde bulundu. BM'nin sözcüsü Stephane Dujarric, Genel Sekreter'in sorumluların hesap vermesini talep ettiğini aktardı. Bu durum, uluslararası hukukun ve adalet mekanizmalarının bu tür vahşetlere karşı ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Saldırının ardından Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, sivillere yönelik şiddetin hiçbir koşulda haklı gösterilemeyeceğini vurgulayarak, Ürdün halkıyla dayanışma mesajı verdi. İsviçre Dışişleri Bakanlığı da benzer bir tutum sergileyerek, hayatını kaybedenlerin ailelerine taziyelerini iletti ve yaralılara acil şifa diledi. Ürdün İçişleri Bakanı Mazin el-Feraye, saldırının aşırılık yanlısı bir grup tarafından gerçekleştirilen terör eylemi olduğunu açıkladı ve faillerin yakalanması için yoğun çalışmaların devam ettiğini duyurdu. Ürdün Kralı 2. Abdullah ise saldırıdaki sorumluların en ağır şekilde cezalandırılacağını taahhüt etti.
Bu olaylar aynı zamanda bölgesel istikrar ve güvenlik konularına da dikkat çekiyor. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan'ın Pakistanlı mevkidaşı Muhammed İshak Dar ile İstanbul'da gerçekleşen toplantı, Yemen'deki hassas durumun ve Hürmüz ve Babulmendeb boğazlarındaki gerilimin azaltılması konularını ele aldı. İki bakan, İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'daki sivil bölgelere yönelik saldırılarını kınarken, Yemen'deki iç çatışmanın devam eden karmaşıklığı da tartışma konusu oldu.
Yemen'deki iç savaş, 2014'ten beri süren bir gerilim ve çatışma olarak devam ediyor. Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu, Yemen hükümetine desteğini sürdürüyor ve Husilerin saldırılarını durdurma çağrısında bulunuyor. Bu durum, bölgede istikrarın sağlanması ve şiddetin sona ermesi için uluslararası toplumun daha da yoğun çaba göstermesi gerektiğini ortaya koyuyor.