İstanbul, haftanın son iş günü boyunca ulaştırma sisteminde ciddi bir krizle karşı karşıya kaldı. Şehrin ana arterleri, özellikle Avrupa ve Anadolu yakalarında, yoğun bir araç akışı altında ezilmiş durumda. Ulaşım, ciddi gecikmeler ve aksamalarla birlikte, vatandaşların işlerine ve sosyal hayatlarına etkilemeye başladı. Mevcut koşullar, şehrin mobilite yapısını derinden sarsan bir durum oluşturuyor.
TRAFİK YOĞUNLUĞU İÇİN TIKLAYIN
Güncel verilere göre, özellikle Okmeydanı'ndaki bir araç arızası ve Büyükdere Caddesi'ndeki kazalar, trafik akışını önemli ölçüde yavaşlatıyor. TEM Otoyolu'nda ise Hasdal, Seyrantepe ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü gibi kritik noktalar, Büyükdere Caddesi'ndeki yoğun trafikle birlikte zaman zaman durma noktasına geliyor. Mahmutbey-Esenyurt Gişeleri'nde Edirne istikametine giden araçlar, aynı zamanda Bahçeşehir-Esenyurt bağlantı yolunda da zorluklarla karşılaşıyor. Şehrin farklı bölgelerindeki sahne, karayolu ağının kapasitesinin yetersizliği ve artan araç sayısıyla birleşince, dayanılmaz bir hal alıyor.
Karaköy ile Beşiktaş Sahil Yolu'nda ve Dolmabahçe Sarayı önünde de trafik yoğunluğu artış gösterdi. Kennedy Caddesi'nde, Avrasya Tüneli'nin girişinde araçlar yavaş hareket ediyor. Anadolu Yakası'nda ise Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nde Avrupa-Anadolu yönünde yoğunluk hakimken, D-100 kara yolunda Kadıköy, Ataşehir ve Sultanbeyli arasındaki bölgelerde araçlar ilerlemekte zorlanıyor. Bu durum, toplu taşıma araçlarını da olumsuz etkiliyor; bazı duraklarda vatandaşlar sıra bekleme zorunda kalıyor.
İBB CepTrafik uygulamasının verileri, kent genelinde trafik yoğunluğunun yüzde 80'in üzerine çıktığını gösteriyor. Anadolu Yakası'nda bu oran yüzde 83'e, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 80'e ulaşıyor. Şehir yönetimi, bu durumun nedenlerini tespit etmek ve çözüm önerileri geliştirmek için acil çalışmalar başlatmalı. Trafik sıkışıklığını azaltmak için alternatif güzergahlar, toplu taşıma kapasitesinin artırılması ve trafik yönetimi teknolojilerinin daha etkin kullanılması gibi önlemler alınması gerekiyor.