İstanbul’un siyaset sahnesinde önemli bir yer tutan Ekrem İmamoğlu, geçmişte Beylikdüzü Belediyesi’nde şirketine ait bir aracın makam aracı olarak kullanılmasına dair açılan davada önemli bir gelişme yaşandı. Büyükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam eden süreçte, hakim, dosyada yer alan bilirkişi raporlarındaki çelişkileri gidermek amacıyla 3 kişilik bir bilirkişi heyetinin rapor alınmasını kararlaştırdı. Bu karar, davanın bir sonraki aşamasının belirlenmesi için bir dönüm noktası oluşturuyor.
Duruşma, İmamoğlu’nun “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla yargılandığı davada, dönemin 11 belediye çalışanı da sanık sıfatıyla yer alıyor. Hakim kararıyla bilirkişi raporunun alınması, davanın karmaşıklığını ve farklı açılardan değerlendirilmesinin önemini ortaya koyuyor. Bu gelişme, İmamoğlu’nun savunmalarını ve iddialarını daha detaylı bir şekilde değerlendirme fırsatı sunacak.
12 Şubat 2027’de görülecek olan bir sonraki duruşma öncesinde, hakim heyeti ve duruşma savcısının salonda yerini almasının ardından Fatih Keleş ve Ekrem İmamoğlu da izleyicilerin desteğini arkasına alarak salona geldi. İmamoğlu, davadaki durumu ve yargı sistemine yönelik eleştirilerini dile getirerek, adalete olan güvenini vurguladı. İmamoğlu’nun savunmalarında, hukukun üstünlüğüne ve yargının bağımsızlığına vurgu yapması dikkat çekti.
Duruşmada İmamoğlu, hukukun ihlal edildiğini ve yargının siyasi amaçlarla kullanıldığını savundu. Özellikle, ülkenin başındaki otoriter zihniyetin, muhalifleri baskılamak ve yargıyı araçsallaştırmak amacıyla davaları açtığını iddia etti. Ayrıca, bu davaların sadece İmamoğlu’nu değil, aynı zamanda 87 milyon vatandaşı da etkilediğini, kaybedenlerin maddi ve manevi zararlarını karşıladığını belirtti. İmamoğlu, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu vurgun ve ekonomik sıkıntılara da dikkat çekerek, toplumun yoksullaşması ve yurttaşların yaşadığı zorlukları dile getirdi.