Küresel enerji piyasaları, son dönemde yaşanan jeopolitik karmaşıklıklar ve özellikle Ortadoğu’daki belirsizlikler nedeniyle ciddi bir dönüşüm noktasında. Hürmüz Boğazı’ndaki hassas durum ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşımacılığındaki aksamalar, Avrupa doğalgaz piyasasını son iki yılın en kritik şoklarından birine sürükledi. Bu durum, enerji güvenliği konusunda ciddi endişeleri artırmakta ve küresel ekonomiyi de olumsuz etkileme potansiyeli taşımaktadır.
Avrupa’da doğalgaz fiyatlandırmasında, Basra Körfezi’ndeki tedarik kesintilerinin yarattığı baskı, LNG piyasasını yoğun bir rekabete soktu. Hollanda merkezli TTF (Title Transfer Facility) gibi referans piyasalarda, Kasım vadeli kontratlarda megavatsaat başına fiyatlar, geçen hafta cuma gününün ardından önemli ölçüde yükseldi. Bu artış, güncel saatlerde yüzde 6,6’lık bir artışla 93,29 Euro seviyesine ulaştı. Bu seviye, Aralık 2022’den beri kaydedilen en yüksek fiyat aralığına işaret ediyor ve enerji piyasalarında yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirilebilir.
ABD’nin ara seçim sonuçları sonrası İran’a yönelik potansiyel bir askeri hamle olasılığı, piyasalarda belirsizliği daha da artırmış durumda. Başkan Trump’ın İran’a yönelik sert açıklamaları ve “daha ileri gidebiliriz” şeklindeki ifadeleri, arz kesintilerinin uzun süreli olabileceği endişelerini tetikliyor. Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz ise, İran’a yönelik operasyonların, ekonomik yaptırımlarla tahammül gücünü azaltmayı hedeflediğini, ancak aynı zamanda uzun süreli bir çatışma senaryosuna da hazırlıklı olduklarını vurguluyor. Bu durum, küresel enerji arzı üzerinde ciddi bir risk oluşturmaktadır.