İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu, geçtiğimiz dönemdeki iddialarla ilgili açılan davada önemli bir duruşma gerçekleştirdi. Büyükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam eden “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla yürütülen dava, İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediyesi başkanlığı döneminde şirketine ait aracı makam aracı olarak kullanması konusunu tartışıyor. Dava, sadece hukuki bir süreçten ibaret değil, aynı zamanda yargı sistemine yönelik eleştirileri de içeriyor.

İmamoğlu’nun savunmalarında, kendisine yöneltilen suçlamaların siyasi bir zeminde yürütüldüğü, yargının araçsallaştırıldığı ve muhalifleri itibarsızlaştırmayı hedeflediği vurgulanıyor. “500 bin insan soyulurken, vurgun yapılırken o terazi neredeydi?” diyerek savunduğu argümanlarla, kamu zararlarının ve SPK’nın rolüne dikkat çekiyor. İmamoğlu, bu davayı, ülkenin başındaki otoriter zihniyetin yargıyı korumak için kullandığı bir araç olarak değerlendiriyor ve hukukun dışında, muhalifleri hapse atmayı amaçlayan bir sistemin varlığını hatırlatıyor.

Duruşmadaki konuşmasında, İmamoğlu, kaybeden milletin zararı maddi ve manevi olarak ödediğini, 600 milyar dolar gibi devasa bir mali kayıp olduğunu ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’ndaki şirketlerin büyük zarara uğradığını vurguladı. Ayrıca, toplumun yoksullaşmasına ve yurttaşlara yönelik sorumluluğunu da hatırlatarak, “Uyan ey halkım, ayağa kalk ey halkım” diyerek toplumu harekete geçirme çağrısında bulundu. İmamoğlu’nun, 16 milyon İstanbul’un iradesini temsil ettiğini ve 15,5 milyon yurttaşın cumhurbaşkanı adayı olarak seçtiğini belirterek, tarihte bir benzeri olmayan bu tercih sürecinin önemini vurguladı.

Ekrem İmamoğlu’nun bu davadaki savunmaları, sadece hukuki bir mücadele değil, aynı zamanda hukukun muhafazası, yargının bağımsızlığı ve siyasi iktidarın yargıyı manipüle etme çabalarına karşı bir direniş olarak da değerlendiriliyor. ‘Esnaf defteri’ benzetmesiyle iddianameye tepki vererek, ticarete 5 yaşında başladığını ve ticaret hayatını iyi bildiğini belirterek, davadaki savunmalarının derinliğini ve önemini daha da artırmış durumda.