İstanbul'un nefes alışkanlığına dair kritik bir değerlendirme, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından yayımlandı. İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi'nin İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü, şehrin hava kalitesini detaylı bir şekilde analiz ederek, kirliliğin yoğunlaştığı bölgeleri ve etkili faktörleri belirledi. Bu kapsamlı çalışma, şehrin hava sağlığına dair önemli veriler sunuyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ortaklaşa kullandığı hava kalitesi ölçüm istasyonlarından elde edilen veriler incelendi. Bu analiz sonucunda, eylül ayında kentin genel hava kalitesinde yüzde 3’lük bir artış gözlemlendi. Bu artış, partikül madde (PM10) seviyesinde yoğunlaşmış olup, özellikle kent merkezinde ve sanayi bölgelerinde hissedildi. Veriler, havanın kalitesinin sadece bir ölçümle değil, çeşitli faktörlerin etkileşimiyle şekillendiğini ortaya koyuyor.

Raporun bulgularına göre, PM10 konsantrasyonu en yüksek seviyeye ulaşan istasyonlar, Sultangazi 3 (metreküp başına 61,73 mikrogram), Kağıthane 1 (57,89 mikrogram) ve Sultangazi 2 (53,18 mikrogram) olarak tespit edildi. Bu bölgeler, şehrin en kirliliğin yoğunlaştığı alanları arasında yer alıyor. Öte yandan, Kandilli, Üsküdar ve Ümraniye gibi bölgeler ise hava kalitesi açısından en temiz noktalar olarak öne çıktı (Kandilli 1: 12,96 mikrogram, Üsküdar 1: 13,02 mikrogram, Ümraniye 1: 15,17 mikrogram). Bu farklılıklar, şehrin farklı bölgelerinde farklı hava kalitesi koşullarının hakim olduğunu gösteriyor.