Türkiye konut piyasası, 2026 yılının eylül ayında beklenmedik bir dönüşüm geçirdi. TÜİK’in yayınladığı son verilere göre, ülke genelinde gerçekleştirilen 142 bin 390 konut satışında, toplam satış hacmi geçen yılın aynı dönemine kıyasla %9,3 oranında azalırken, bu azalmanın tüm konut türlerini kapsamadığı açıkça görülüyor. Pazarın odağı, özellikle ikinci el konutlar yerine kredili finansmanlarla desteklenen konut talebinde belirgin bir yükseliş sergiliyor.
Eylül ayında, ikinci el konut satışları, geçen yılın aynı dönemine göre %15,3’lük bir düşüşle 90 bin 871 birim olarak kaydedıldı. Bu durum, alıcıların piyasadaki fiyat beklentileri ve finansman koşulları arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanan bir tereddüt göstergesi olarak yorumlanabilir. İkinci el konutların piyasadaki payı hala %63,8 olsa da, bu oran, genel piyasa daralmasına katkıda bulunan önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Bu durum, alıcıların ve satıcıların fiyat beklentileri arasındaki farkın, konut stokunun dönüşümünü yavaşlatan bir engel oluşturduğunu gösteriyor.
Öte yandan, yılın ilk dokuz aylık verileri, kredili konut alımlarının %24,7 oranında artarak 212 bin 210 birime ulaştığını ortaya koyuyor. Bu artış, özellikle ipotekli satışlardaki %5,1’lik yükseliği de beraberinde getiriyor. Kredili alımların toplam satış içindeki payı %19,4’e yükselirken, piyasada finansman koşullarının kolaylaşması ve faiz oranlarındaki olası değişikliklerin etkili olduğunu gösteriyor. Bu durum, konut sektöründe yeni bir talep eğiliminin oluştuğunu işaret ediyor.
Son verilere göre, Türkiye genelinde Ocak-Eylül döneminde toplam 1 milyon 92 bin 919 konut satışı gerçekleşti. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemindeki 1 milyon 177 bin 125’lik satış sayısından %7,2 daha düşük. İlk el konut satışları %0,6 oranında azarken, ikinci el satışlar %10’luk bir düşüşle 733 bin 6’ya geriledi. Bu durum, konut piyasasında yaşanan genel bir gerilemenin ana itici gücünü oluşturuyor. Kredili alımlardaki artış ise, piyasadaki kaybı telafi etme konusunda henüz yeterli etki yaratmamış durumda. Bu veriler, konut sektöründe alıcı davranışlarındaki değişimin ve finansman stratejilerindeki yeniliklerin, gelecekteki piyasa dinamiklerini nasıl şekillendireceğini anlamak için önemli bir başlangıç noktası sunuyor.