Manisa’nın Salihli ilçesinde, enerji sektörü oyuncularının iddialı projeleri, yerel halkın direnişiyle karşı karşıya. SANKO Holding’in SANJES Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından hayata geçirilmek istenen, Kabazlı, Karaoğlanlı ve Durasıllı Mahallesi sınırları içerisinde yer alacak 9 adet jeotermal sondaj kuyusu ve 3,5 hektarlık jeotermal ısıtmalı sera projesi, bölge halkının itirazları üzerine mahkemeye taşınmıştı. Bu durum, Salihli’nin tarım arazilerinin geleceği için büyük bir tartışma yaratırken, bilirkişi incelemesi de bu tartışmanın merkezine yerleşti.
İnceleme öncesinde, bölge halkı projeye karşı duruşunu net bir şekilde gösterdi. “İklimi değil sistemi değiştir”, “JES istemiyoruz”, “Havama, suyuma, bağıma, toprağıma dokunma” gibi sloganlarla yürüyüşler düzenleyen köylüler, projenin gerçek amacının şeffaf bir şekilde ortaya konmadığını savunuyor. Bu durum, projenin arkasındaki motivasyonların sorgulanmasına ve jeotermal enerji projelerinin potansiyel risklerinin gözden geçirilmesine yol açıyor.
Salihli Çevre Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Durmaz, bilirkişi raporunun sonuçlarına ve şirketlerin iddialarına şüpheyle yaklaşıyor. Durmaz, “Bilirkişiler JES ile ilgili tüm olumsuzlukları belirtmesine rağmen, bölgede jeotermal projelerinin sayısının artması endişe verici. Salihli Çevre Derneği ve Kabazlı Mahallesi’nden 46 kişi davacı olarak yer aldı. Şirketlerin sürekli ‘jeotermal ısıtmalı sera’ yapacağını söylemesi, 9 adet sondaj kuyusu açılmasına dair inandırıcı bir gerekçe sunmuyor. Bu durum, bölgedeki doğal kaynakların korunması açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor” şeklinde konuştu. Durmaz’ın ifadeleri, projenin potansiyel çevresel etkilerinin göz ardı edildiğini ve yerel halkın haklarının yeterince dikkate alınmadığını vurguluyor.
Mahkeme heyeti, bilirkişi raporlarını ve tarafların açıklamalarını değerlendirerek nihai kararı verecek. Halkın endişeleri ve bölgedeki doğal kaynakların korunması gerekliliği, mahkeme kararında önemli bir rol oynaması bekleniyor. Salihli’de yaşanan bu olay, jeotermal enerji projelerinin uygulanmasında yerel halkın katılımının ve çevresel etkilerin dikkatli bir şekilde değerlendirilmesinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.”}siento.png